KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/3831 E., 2025/5398 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/537 E. 2022/746 K.
- Suç
- Fuhuş
- Hüküm
- İstinaf başvurularının esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında fuhuş suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında fuhuş suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik katılan mağdur vekili ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Düzce Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü vekilinin temyiz istemi; suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri ve dosya kapsamında toplanan tüm deliller dikkate alındığında sanığın en yüksek hadden ve herhangi bir takdiri indirim uygulanmadan cezalandırılması gerektiğine, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesine rağmen katılan Bakanlık yönüyle vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, kararın bozulmasına vesaire yöneliktir.
Katılan ... Baş vekilinin temyiz istemi; sanık hakkında cezaya hükmedilirken üst sınırdan ceza verilmesi ve indirim uygulanmaması gerektiğine, ayrıca sanığın bu eylemi birkaç kez gerçekleştirmiş olduğu ve katılanın yaşı dikkate alındığında zincirleme suç hükümlerinin alt sınırdan uygulanmasının da hatalı olduğuna, kararın bozulmasına vesaire yöneliktir.
III. GEREKÇE
Anayasa’nın 41. maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı,
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu,
5271 sayılı Kanun'un 237. ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek vekâlet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmeyerek yapılan incelemede;
Tüm dosya kapsamında, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin İlk Derece Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında, katılan Düzce Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü vekili ve katılan ... Baş vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/3831, K. 2025/5398, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama