KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/3962 E., 2025/12192 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/1341 E., 2022/1788 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanığın gerekçeli kararın tebliği üzerine süresinde yaptığı, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın ilk derece mahkemesine sunduğu dilekçe içeriklerinde birbirinden farklı olaylar ve kişilerle ilgili açıklamalarda bulunduğuna, dilekçelerin mantıksal bir bütünlük içermemesi ve sanığın akıl sağlığının yerinde olup olmadığı yönünde açık bir kuşku oluştuğundan suç tarihi itibariyle ve halen sanığın 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında akıl hastalığının bulunup bulunmadığı hakkında rapor alınması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile kurulan hükmün bozulması talebine yöneliktir.
2.Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, ... Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde tedavi edildiğine, bu durumun dikkate alınmadığına, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, engel adli sicil kaydı bulunması nedeniyle yasal koşulları oluşmadığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50., 51. ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanık ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının bu yöndeki temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Ancak,
Sanığın aşamalardaki savunmalarında ve sunmuş olduğu dilekçe içeriklerinde mantıksal bir bütünlüğünün bulunmaması, son duruşmadaki savunması ve hükümden sonra sunduğu akıl hastalığı raporu bulunduğuna dair beyanı ve bu yönde rapor sunmuş olması karşısında, suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca “akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda yöntemince rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Nedeniyle karar hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/3962, K. 2025/12192, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama