KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/6141 E., 2025/14941 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/4742 E. 2022/321 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğuna, eksik inceleme ve maddi gerçek araştırılmadan karar verildiğine, suça konu paylaşımın yapıldığı hesabın kendisine ait olmadığına ve kararın bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre,
1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Olay tarihinde sanığın sosyal medya platformunda paylaştığı kabul edilen iletinin, muhatabının onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun yasal unsurlarının somut olayda oluşmadığı gözetilmeden yetersiz gerekçe ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
2. Kabule göre de;
a. Sanığın tüm aşamalarda suça konu paylaşımın yapıldığı sosyal medya hesabının kendisine ait olmadığını savunması ile alınan bilirkişi raporunda "suça konu iletileri gönderen kişinin tespitine yönelik ya da iletilerin, sanık dışında bir başkası tarafından, gönderilmiş olup olamayacağı hususunda değerlendirilebilecek elde edilmiş bilişim alanına dair herhangi bir teknik bilgi bulunmaması dolayısı ile bu hususun tespitinin mümkün olmadığının" belirtilmesi karşısında; söz konusu paylaşımların sanık tarafından yapılıp yapılmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeden eksik araştırma ile karar verilmesi,
b. 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin söz konusu olabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekir.
Somut olayda Facebook sosyal paylaşım sitesi üzerinden yapılan paylaşımın herkes tarafından görülebilir nitelikte olup olmadığı araştırılmadan ve aleniyet unsurunun ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/6141, K. 2025/14941, 1 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama