KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/6447 E., 2025/13697 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/1865 E., 2022/1769 K.
- Suçlar
- Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Yapılan ön incelemede; Görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Hakaret suçu yönünden verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlemediğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
7201 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca tebligatın, öncelikle muhatabın beyan ettiği en son adrese Merkezî Nüfus İdare Sistemi (MERNİS) şerhi olmadan yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek, aynı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre MERNİS şerhi bulunan tebligatın bu adrese yapılmasında zorunluluk bulunduğu,
ayrıca sanığın kendisini müdafii temsil ettirmesi ve 7201 sayılı Kanun'un 11. maddesinde vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağının belirtildiği, buna karşın sanık ve müdafii yokluğunda verilen İzmir 49. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.12.2020 tarihli ve 2020/267 Esas, 2020/547 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair gerekçeli kararın, sanık müdafiine tebliğ edilmediği gibi sanığın da en son bildirdiği adresten farklı adrese çıkan tebliğin iadesi üzerine yine farklı bir adrese yapılan tebliğinde usulüne uygun olmadığı,
bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, denetim süresi başlamadığı için de bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının oluşmadığının gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı, dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1.maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/6447, K. 2025/13697, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama