Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2023/8091 E. , 2025/13355 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/616 E., 2022/956 K. SUÇLAR: Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; görevi yaptırmamak için direnme
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2023/8091 E. , 2025/13355 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/616 E., 2022/956 K. SUÇLAR: Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, duruşma salonunda tartışma çıkaran kişinin kendisi değil aynı kelepçe ile bağlı olduğu diğer şahıs olduğuna, jandarma personelinin bu durumu yanlış anlayıp kendisini tehdit ettiğine, ihtiyaç gidermek talebiyle aşağı götürüldüğü esnada jandarma görevlileri tarafından zorla bir odaya sokulmak istenerek darp edildiğine, bu hususun tanık beyanıyla sabit olduğuna, yalnızca olay tutanağına dayanarak ceza verildiğine, kamera kayıtları ve ... tutanaklarının getirtilmesi gerektiğine, atılı suçlamayı kabul etmediğine, aksi kabul edilse dahi sözlerin hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığına, tanık, şikayetçi ve katılanlara soru sorma hakkının engellenmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına, hükmün gerekçeden yoksun olduğuna, alt sınırdan uzaklaşılarak temel ceza tayin edildiğine, haksız tahrik hükümleri ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanması gerektiğine, tehdit suçundan dava açılmasına karşın hukuka aykırı olarak isnadın niteliğinin değiştirildiğine yöneliktir. III. GEREKÇE Bir ceza yargılamasında sanığın aleyhine olan tanıkları sorguya çekme veya çektirme hakkı vardır. Hakkında gerçekleştirilen ceza yargılaması sürecinde sanığın tanıklara soru yöneltebilmesi, onlarla yüzleşebilmesi ve tanıkların beyanlarının doğruluğunu sınama imkânına sahip olması adil bir yargılamanın yapılabilmesi bakımından gereklidir. Diğer yandan bir mahkûmiyet -tek veya belirleyici ölçüde- sanığın soruşturma veya yargılama aşamasında sorgulama veya sorgulatma imkânı bulamadığı bir kimse tarafından verilen ifadelere dayandırılmış ve dengeleyici güvenceler sağlayan bir usul öngörülmemiş ise sanığın hakları Anayasa'nın 36. maddesindeki güvencelerle bağdaşmayacak ölçüde kısıtlanmış olur. Tanık sorgulama hakkıyla ilgili olarak somut bir yargılama öncesinde veya haricinde elde edilen tanık beyanlarının delil olarak kabulünün yargılamanın adilliğine zarar verip vermediğini değerlendirmek için ilk olarak tanığın mahkemede hazır edilmemesinin geçerli bir nedenin mevcudiyetine dayanıp dayanmadığına bakılmalıdır. İkinci olarak sanığın sorgulama veya sorgulatma imkânı bulamadığı tanık tarafından verilen beyanın mahkûmiyetin dayandığı tek veya belirleyici delil olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Sorgulama veya sorgulatma imkânı tanınmayan tanığın beyanının tek veya belirleyici delil olduğunun tespit edilmesi durumunda ise üçüncü aşama olarak savunma tarafının maruz kaldığı bu olumsuzluğun telafi edilmesi amacıyla yeterli düzeyde karşı dengeleyici güvenceler sağlayan bir usulün yürütülüp yürütülmediği ortaya konulmalıdır. Bu kapsamda, hükme ulaşılırken sorgulanmamış tanığın beyanını destekleyen başka doğrulayıcı delillere dayanılması telafi edici güvencelerden biri olarak kabul edilebilir. Mahkemenin yargı çevresi dışındaki tanıkların, sanığın da onlara soru sormasına imkân sağlayacak ve sorulan sorulara verdikleri cevaplar hakkında kişisel izlenim edinme fırsatı elde edecek şekilde ... gibi vasıtalarla dinlenmesi telafi edici bir güvence olabilir. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen şikayetçi .... ile katılanlar ... ve ...'nun doğrudan aleni duruşmada sanık huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180/1-2-5 maddesi gereğince ... kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasanın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; sanığın tanığı sorgulama hakkının engellenmesi ve savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 181/1. maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükme İlişkin 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, sair yönleri incelenmeksizin, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2025 tarihinde karar verildi.