KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/8536 E., 2025/17366 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/1088 E., 2022/3196 K.
- Suçlar
- Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanık ... tarafından hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edildiği belirtilmiş ise de, sanık hakkında hakaret suçundan açılmış bir dava ve verilmiş bir hüküm bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Sanık ... hakkında hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık ... hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ...'ın temyiz istemi; atılı suçu işlemediğine, ilk etapta olay yerine gelen polis memurlarını tanımadığına, bir arbede yaşandığına, hakaret etmediğine, tanık beyanları arasında çelişki bulunduğuna, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Sanığın tevil yollu ikrarına, katılan ... ile tanıklar ...., ... ile ....'nın beyanlarına göre sanığın mahkumiyetine, engel adli sicil kaydı bulunması nedeniyle yasal koşulları oluşmadığından, 5237 sayılı Kanun'un 51. ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanığın temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Sanık ...'in Temyiz İsteği Yönünden,
Sanık tarafından hakaret suçundan kurulan hüküm temyiz edilmiş ise de sanık hakkında katılana yönelik hakaret suçundan açılmış bir dava ve verilmiş bir hüküm bulunmadığı, temyiz hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1.maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden,
5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden,
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/8536, K. 2025/17366, 28 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama