KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/9496 E., 2025/15422 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/1522 E., 2023/412 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın ve müdafiinin temyiz istemleri; atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, etkili başvuru ile AİHS'nin 13, 16... . maddelerinde belirtilen haklarının ihlal edildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık savunması, şikayetçilerin beyanları, suça konu itiraz dilekçesi içeriği ve tüm dosya kapsamından; sanığın atılı suçtan mahkumiyetine ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde isabetsizlik bulunmadığı, etkili başvuru hakkının ve AİHS belirtilen hak ve özgürlüklerinin ihlalini doğuran şartların somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince ''hakkında ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanan sanık hakkında cezanın infazından sonra 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, bu hususta karar verilmemesi yasaya aykırı ise de, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından bu eksiklik eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.'' şeklinde eleştiri yapılmış ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.02.2015 tarih ve 2013/451 Esas - 2015/6 Karar sayılı kararı gereğince, mükerrir sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirine karar verilmemesi kazanılmış hak oluşturmayacağı;
ancak sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydındaki ilamının usulüne uygun kesinleşmemesi sebebiyle ek karar ile infazının durdurulmasına karar verildiği, adli sicil kaydında tekerrüre esas başka sabıkalarının da bulunması karşısında, tekerrür ve ikinci kez mükerirlik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca koşullu salıverme süresine eklenecek miktarı daha hafif cezayı içeren ilâmdaki hapis cezası üzerinden belirlenip belirlenmeyeceği hususunun infaz sırasında gözetilebileceği anlaşılmakla, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/9496, K. 2025/15422, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama