Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2023/9568 E. , 2025/16338 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/932 E., 2023/1000 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2023/9568 E. , 2025/16338 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/932 E., 2023/1000 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin gerekçeli kararı içerir tebligatın doğrudan sanığın Merkezi Nüfus İdare Sistemi (MERNİS) adresine gönderildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca tebligatın, öncelikle muhatabın beyan ettiği en son adrese MERNİS şerhi olmadan yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmaması veya tebligatın yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre MERNİS şerhli tebligatın bu adrese yapılmasında zorunluluk bulunmasına karşın, yokluğunda verilen kararı içerir tebligatın, doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca yapılması nedeniyle tebliğ işleminin usulsüz ve bu sebeple geçersiz olduğu, kararın usulüne uygun olarak kesinleştirilmemesi nedeniyle de denetim süresinin işlemeye başlamayacağı anlaşılmakla Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 esas, 2018/403 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, sanığın bu süre içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden söz edilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği anlaşılmıştır. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a ve 4. maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 21.01.2015 tarihli sanık savunması olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği belirlenmiştir. Açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Sapanca Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2025 tarihinde karar verildi.