KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2024/11760 E., 2025/1661 K.·İnceleme Konusu
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/274 Esas, 2021/448 Karar
- Suç
- Hakaret
- Karar
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyetine hükmedilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 19.10.2024 tarihli ve 94660652-105-01-10132-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108203 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20/11/2024 tarihli ve KYB-2024/108203 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre; sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; katılanın sunduğu 20/05/2020 havale tarihli dilekçesi ile sanık hakkındaki şikayetini geri aldığını beyan etmesi ve karara konu 5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddesi kapsamında kalan hakaret suçunun şikayete tabi olması karşısında, sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediğine ilişkin beyanının alınarak kabul etmesi halinde, şikayetten vazgeçme nedeniyle anılan Kanun'un 73/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun'un 131 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır." hükmüne yer verildiği,
Aynı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında ise, “Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür." hükümleri düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında da, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı yada soruşturma yada kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir." hükmü yer almaktadır.
İncelenen somut olayda; mağdurun 20.05.2020 tarihli dilekçe ile soruşturma aşamasında şikayetinden vazgeçtiği, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibinin şikayete bağlı olduğu anlaşılmakla; açılmış davada kovuşturma şartı olan şikâyetin yokluğu nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ilk cümlesi gereğince düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Yerel Mahkeme kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca karardaki hukuka aykırılık, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle;
"Sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının, 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkraları gereğince DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının düşmesi nedeniyle bu suç için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına,"
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/11760, K. 2025/1661, 3 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama