KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2024/1625 E., 2026/5562 K.
- Karar tarihi
- 25 Mart 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/3079 E., 2023/2261 K
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Ret, bozma
Karar Detayı
370 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde. Katılanın temyiz dilekçesinin UYAP sisteminde "2023/229 (Ceza Dava Dosyası)" klasörü içerisinde “temyiz başvuru dilekçesi” olarak kayıtlı olup havale tarihinin 15/11/2023 olduğu ve temyiz isteminin süresinde olduğu, Temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkında hakaret suçundan kurduğu mahkûmiyet hükmü, cezası yeniden belirlenerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle; suçlamayı ve cezayı kabul etmediğine, hakaret etmediğine, Katılanın temyiz istemi özetle; takdir hakkına müdahale edildiğine, deliller, sanığın suç işleme eğilimi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının gözetilmediğine, İlişkindir.
III. GEREKÇE
İlk derece mahkemesince kurulan sanığın hapis cezası ile cezalandırılmasına dair mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle sanığın cezası yeniden belirlenmiş olup olayın daha ziyade aydınlanması gerekmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin bu hususa ilişkin uygulamasının yerinde olduğu kabul edilerek tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Savunma ve tüm dosya kapsamından Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunduğundan temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı.
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık ve katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda isabetsizlik bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Küçükçekmece
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Sanık hakkında hakaret suçundan ilk derece mahkemesince hapis cezasına hükmedilmiş; bölge adliye mahkemesi duruşma açmaksızın cezayı yeniden belirleyerek adli para cezasına çevirmiştir. Sanık suçlamayı kabul etmediğini, katılan ise takdir hakkına müdahale edildiğini ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir. İnceleme hem istinaf uygulamasının yerindeliği hem de esas yönünden yapılmıştır.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Bölge adliye mahkemesi, olayın daha fazla aydınlanmasına ihtiyaç bulunmayan hallerde CMK 280/1-a uyarınca duruşma açmaksızın ilk derece hükmünü kaldırıp cezayı yeniden belirleyebilir. Hakaret eyleminin sanık tarafından işlendiği kanuna uygun yargılamayla saptanmış, deliller eksiksiz tartışılmış, suç vasfı ve ceza doğru belirlenmişse hükümde hukuka aykırılık bulunmaz.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün CMK 302/1 uyarınca onanmasına karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: İstinaf mahkemesinin dosya üzerinden ceza türünü değiştirmesi, olayın aydınlanmasına ihtiyaç bulunmadığı hallerde hukuka uygun kabul edilir; savunma, adli para cezasına çevrilmenin lehe sonuçlarını değerlendirirken duruşma açılması gerektiğini ancak olayın gerçekten tartışılması gereken yönleri varsa ileri sürebilir.