KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2024/1976 E., 2025/791 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/258 E., 2024/31 K.
- Suçlar
- Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Bozma üzerine, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, bozma ilamı doğrultusunda gerekli araştırmanın yapılmamış olduğuna, müvekkilinin atılı suçları işlemediğine, hükme esas alınan tanık beyanlarının katılanın yakınları olması nedeniyle tarafsız tanık beyanı olarak kabul edilmemesi gerektiğine, bu nedenlerle hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Katılan vekilinin temyiz isteğinin; dinlenilen tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre sanığın ayrıca tehdit suçundan da cezalandırılması gerektiğine, bozma öncesi hükümde hapis cezası verilmiş olmasına karşın bozma sonrası adli para cezası verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, hakaret suçundan verilecek cezanın 1 yıldan az olamayacağı ve hapis cezası olması gerektiğine, cezaların alt sınırdan uygulandığına,
Bu ve resen görülecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Sanığın savunmalarına, katılan ... ve tanıklar ...... ile .......'nin aşamalardaki beyanlarına göre sanığın atılı suçları işlediği, 5237 sayılı Kanun'un hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3. maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi,
sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekeceğinden, her ne kadar 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesinde cezanın alt sınırının 1 yıldan az olamayacağı düzenlenmiş ise de, bu düzenlemenin temel cezanın adli para cezası olarak seçilmesine engel olmayacağı, cezaların belirlenmesi ve ilk hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle görevi yaptırmamak için direnme suçundan cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilerek hüküm kurulması, engel sabıkası nedeniyle hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmaması yönünde, Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
A. Sanığa yükletilen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
B. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle, cezayı aleyhe değiştirme kapsamında hüküm belirlenirken, uygulama maddesinin 5271 sayılı Kanun'un 307/son olarak gösterilmesi hususu dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden,
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemece verilen hükümde sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden,
Gerekçe bölümünün (A-B) bentlerinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükümden " 5271 sayılı Kanun'un 307/son olan kısmın çıkarılarak" yerine " 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin" eklenmesi biçiminde hükmün Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/1976, K. 2025/791, 14 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama