KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2024/2128 E., 2025/1121 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/330 E., 2023/355 K.
- Suç
- Görevi yaptırmamak için direnme
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Anayasa'nın 40/2. fıkrası 5271 sayılı Kanun'un 232/6. ve 34/2. fıkraları ile 1412 sayılı Kanun'un 310. maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, temyiz süresinin "15 gün olduğu" şeklinde yanıltıcı olarak gösterilmesi nedeniyle, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi gereği sanığın 15 günlük süre içerisindeki temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, kastının suç işlemek olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, haksız tahrik hükümlerinin ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına, eksik inceleme sonucu verilen kararın bozularak beraatine hükmedilmesi gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Sanığın savunması, katılanların beyanları, tanığın anlatımı, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ve suçun unsurlarının oluştuğuna dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/2128, K. 2025/1121, 20 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama