İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2024/3698 Karar: 2024/12584 Tarih: 2024

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/3698 K.2024/12584

4. Ceza Dairesi 2024/3698 E. , 2024/12584 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2024/3698 E. , 2024/12584 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2024/3698 E. , 2024/12584 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından suça sürüklenen çocuk ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 265/1-3., 31/3. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay hapis cezası ve aynı Kanun'un 125/3-a, 4., 31/3. maddeleri gereğince 2 kez 1 yıl 2 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair ... 3. Çocuk Mahkemesinin 04.10.2007 tarihli ve 2006/3748 esas, 2007/1265 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.04.2024 gün ve 2024/31026 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “... 3. Çocuk Mahkemesince suça sürüklenen çocuğun Bakırköy Adliyesi otoparkında yanından geçmekte olan polis memurlarına sigara izmariti fırlatması nedeniyle müştekilerin suça sürüklenen çocuğu uyarması üzerine, "Siz işinize bakın, üniforma giydiniz diye Allah mısnız?" demek suretiyle yanındakilerle birlikte muhkavemette bulunup, müştekilere hakaret ettiğinin kabulü ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmiş ise de; Dosya kapsamına göre; Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesince suça sürüklenen çocuğun Bakırköy Adliyesi otoparkında yanından geçmekte olan polis memurlarına sigara izmariti fırlatması nedeniyle müştekilerin suça sürüklenen çocuğu uyarması üzerine, "Siz işinize bakın, üniforma giydiniz diye Allah mısınız?" demek suretiyle yanındakilerle birlikte mukavemette bulunup, müştekilere hakaret ettiğinin kabulü ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmiş ise de; Dosya kapsamına göre; 1. Gerek iddianame, gerekse Mahkemenin gerekçesinde suça sürüklenen çocuk tarafından söylendiği kabul edilen başkaca hakaret içeren bir söze yer verilmediği gözetildiğinde, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 22/12/2020 tarihli ve 2020/20006 esas, 2020/20978 karar sayılı ilamında "...Somut olayda; sanığın katılanlara hitaben: “...beni durduramazsınız, Allah mısınız” şeklindeki nezaket dışı kaba hitap tarzı niteliğindeki ifadelerin, katılanların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığının gözetilmemesi..." şeklinde belirtildiği üzere, Mahkemece suça sürüklenen çocuğun müşteki polis memurlarına yönelik söylediği kabul edilen "Siz işinize bakın, üniforma giydiniz diye Allah mısınız?" şeklindeki sözlerin hakaret suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verilmesinde, 2. Suça sürüklenen çocuğun her iki polis memuruna karşı "Siz işinize bakın, üniforma giydiniz diye Allah mısnız?" demek suretiyle hakarette bulunduğu gerekçesiyle her bir müşteki yönünden ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, hakaret eylemini aynı suç işleme kararı içinde tek bir fiille birden fazla kişiye karşı işlediği cihetle, 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde, 3. Suça sürüklenen çocuk hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 265/1 ve 125/3-a, 125/4. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı halde, iddianamede belirtilen sevk maddeleri arasında aynı Kanun’un 265/3. maddesine yer verilmemesine rağmen, sanığa ek savunma ... verilmeden anılan Kanun’un 265/3. maddesi uygulanmak suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226. maddesine aykırı davranılmasında, Kabule göre de; 4. Adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıkası bulunmayan sanık hakkında hükmolunan ceza süresi de nazara alındığında, somut olayda 5271 sayılı Kanunun'un 231. maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının bahse konu şart haricindeki diğer objektif ve subjektif şartlarının mevcut olup olmadığının değerlendirilerek sonuca göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1 Numaralı İstem Yönünden Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. İnceleme konusu somut olayda; sanığın katılanlara hitaben söylediği iddianamede tanımlanıp, mahkemenin de kabul ettiği kaba hitap tarzındaki "Siz işinize bakın, üniforma giydiniz diye Allah mısınız?" sözünün, mağdurların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığından, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, mahkumiyetine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 2 Numaralı İstem ve 4 Numaralı İstemin Hakaret Suçu Yönünden Değerlendirilmesinde Her ne kadar sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması yerine her bir mağdura karşı hakaret suçundan ayrı hüküm kurulması ve hakaret suçundan hükmün açıklanmasının geri bıraklımamasının da kanun yararına bozma konusu yapılması istenmişse de, bir nolu isteme ilişkin bozmanın niteliğine göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 3 Numaralı İstem Yönünden 5271 sayılı Kanun'un “Suçun niteliğinin değişmesi” başlıklı 226. maddesinde; “1) Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez. 2) Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır. 3) Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir. 4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır” düzenlemelerine yer verilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2012 gün ve 13/125-236 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığın ceza yargılamasındaki en önemli haklarından biri yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gereken savunma hakkıdır. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan bu hakkın, herhangi bir nedenle sınırlandırılması olanaklı değildir. Nitekim 1412 sayılı Kanun'un 5320 sayılı Kanun'un sekizinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca halen yürürlükte bulunan 308 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre de savunma hakkının kısıtlanması mutlak bozma nedenlerindendir. Maddenin açık düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere, iddianamede gösterilen eylemin hukuki niteliğinin değişmesi ya da cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hallerin ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkması halinde, anılan maddenin birinci fıkrası uyarınca sanık veya müdafisine ek savunma ... verilmesi gerekmektedir. İnceleme konusu somut olayda; Suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen 11.09.2006 tarihli iddianamede 5237 sayılı Kanun'un 265/3. maddesi talep edilmediği hâlde, ek savunma ... tanınmadan anılan madde uyarınca cezada artırım yapılarak 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 4 Numaralı İstemin Görevi yaptırmamak için Direnme Suçu Yönünden Değerlendirilmesinde 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle, - Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması, - Suçun CMK’nın 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması, - Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, - Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının bulunmaması, Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Anılan bu objektif koşulların gerçekleşmesi ile birlikte ayrıca “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/02/2010 tarih ve 4/253-28 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CYY’nın 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır. Koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, objektif koşulların (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama, sanığın kabulü, zararın giderilmesi) varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanmalıdır. İnceleme konusu somut olayda; Suça sürüklenen çocuk hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan hapis cezası verilmesi, suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydının ve maddi bir zararın bulunmaması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun objektif şartlarının oluşması karşısında, mahkemece subjektif koşul da değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bu kurum tartışılmaksızın uygulanmaması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A) 2 Numaralı İstem ve 4 Numaralı İstemin Hakaret Suçu Yönünden Değerlendirilmesinde 1 numaralı isteme ilişkin bozma kararının niteliğine göre bu istemlerle ilgili KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, B) 1 Numaralı İstem Yönünden 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 3. Çocuk Mahkemesinin, 04.10.2007 tarihli ve 2006/3748 Esas, 2007/1265 Karar sayılı kararının hakaret suçu yönünden 5271 sayılı Kanun’un 309/3. fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Hükümdeki hukuka aykırılık suça sürüklenen çocuğa verilen cezanın kaldırılmasını gerektirmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. fıkrasının (d) bendi uyarınca sanığın hakaret suçundan BERAATİNE, 4. Suça sürüklenen çocuğun beraat etmesi nedeni ile bu suç için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına, C) 3 ve 4 Numaralı İstemler Yönünden 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin, 04.10.2007 tarihli ve 2006/3748 Esas, 2007/1265 Karar sayılı kararının görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15. 10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla