KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2024/405 E., 2026/4080 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/1694 E., 2023/1775 K.
- Suçlar
- Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön incelemede; Sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hükmü de temyiz ettiği ve bu suç yönünen Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Hakaret suçu yönünden verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; atılı suçları işlemediğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık savunması, katılanın, şikayetçilerin ve mağdurların beyanları, olay tutanakları, olay yeri inceleme raporu ile tüm dosya kapsamından; sanığın atılı suçtan mahkumiyetine ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış,
Zincirleme suç uyarınca yapılan artırım sırasında mağdur sayısı göz önüne alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulanırken artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılamayacağı anlaşılmakla, yapılan incelemede eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı, dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/405, K. 2026/4080, 25 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama