KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2024/4180 E., 2025/3814 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2025
- Esas No
- 2024/4180
- Karar No
- 2025/3814
- Tebliğname No
- 4 - 2024/40345
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
¸
SAYISI
2022/2092 E., 2024/436 K. SANIK : ...
SUÇLAR
Hakaret, tehdit
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; zamanaşımının gerçekleşmiş olduğuna, suçu işlemediğine, kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğuna yöneliktir.
III. GEREKÇE
1. Sanık hakkında Iğdır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2013 tarih, 2013/206 Esas, 2013/186 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın sanığın yokluğunda verildiği, kararın usulsüz olarak tebliğ edildiği ve anılan kanuni düzenlemelere uyulmadan yapılan bu tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın yöntemince kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamadığı, Yargıtay 13.CD.
08.01.2018 tarih, 2016/8035 Esas, 2018/113 Karar sayılı ilamı ile usulüne uygun tebliğat yapılması için dosyanın iadesine karar verildiği,sanığa kararın 31.01.2018 tarihinde tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, 2018/403 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasının koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkûmiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği anlaşılmıştır.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 125. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 3. 5237 sayılı Kanun'un 67. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımını kesen son işlemin 03.04.2013 tarihli sanığın savunması olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesinin (a) bendi gereği sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Iğdır 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2025 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/4180, K. 2025/3814, 27 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama