İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2024/4279 Karar: 2026/6390 Tarih: 2026

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/4279 K.2026/6390

4. Ceza Dairesi 2024/4279 E. , 2026/6390 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1006 E., 2024/262 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize h

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2024/4279 E. , 2026/6390 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1006 E., 2024/262 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize h

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2024/4279 E. , 2026/6390 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1006 E., 2024/262 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında, hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi özetle; üzerine atılı suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, hakaret kastının olmadığına ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına ilişkindir. Katılan ve vekilinin temyiz istemleri özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi kabil olmayıp sanık müdafiinin temyiz başvurusunun reddedilmesi gerektiğine, vesaireye yöneliktir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1.Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. 5237 sayılı Kanun'un 128. maddesinde; "Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında, kişilerle ilgili olarak somut isnadlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması halinde ceza verilmez. Ancak, bunun için isnat ve değerlendirmelerin, gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir." düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı maddede düzenlenen ve Anayasanın 36. maddesiyle de güvence altına alınan iddia ve savunma dokunulmazlığı; şahısların yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde, serbestçe ve hiçbir endişenin etkisi altında kalmaksızın haklarını özgürce iddia edebilmeleri veya kendilerini savunabilmeleri imkanının sağlanmasını ifade eder. Eğer böyle bir hak olmazsa, iddia ve savunma serbestçe yapılamayacak ve söylenmesi gereken, cezai yaptırıma maruz kalma korkusuyla ifade edilemeyeceğinden, yapılan yargılama sonucunda hedeflenen, “gerçeğe ulaşma” ve “adaletin gerçekleşmesi” de söz konusu olamayacaktır. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere; iddia ve savunma hakkının kullanılması bağlamında, kişiler açısından somut isnat ifade eder nitelikte maddi vakıaların ortaya konulması ya da kişilerle ilgili olumsuz değerlendirmelerde bulunulması mümkündür. Bu somut isnatlar veya olumsuz değerlendirmelerin, iddia ve savunma hakkının kullanılmasıyla ilişkilendirilememesi durumunda, hakaret ve hatta iftira suçu oluşabilir. Somut olayda; sanığın, Ankara Barosu'na sunmuş olduğu "Avukat hakkında şikayet" başlıklı dilekçeler ve eklerindeki mesaj dökümlerinde belirtilen suça konu sözlerinin, hakaret amacına matuf olmayıp, iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi, 2.Kabule göre; a. 5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun'un 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3. maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de dikkate alınarak, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekirken, mükerrir olmayan sanık hakkında seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden ve sanığın hürriyeti bağlayıcı bir şekilde cezalandırılmasının hangi sebeple somut olayın koşullarında zorlayıcı bir ihtiyaçtan kaynaklandığı açıklanmadan, orantılılık ilkesine aykırı olarak hapis cezasının tercih edilmesi, b. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 30.09.2018 olarak eksik belirtilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii, katılan ve vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanığın, Ankara Barosuna sunduğu 'Avukat hakkında şikayet' başlıklı dilekçeler ve eklerindeki mesaj dökümlerinde yer alan sözler nedeniyle hakaret suçundan mahkum edildiği, bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedildiği olaydır.

Hukuki İlke: TCK 128 uyarınca yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında, gerçek ve somut vakıalara dayanan ve uyuşmazlıkla bağlantılı isnat ve değerlendirmeler iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında olup ceza verilmez. Baroya sunulan şikayet dilekçesindeki sözler hakaret amacı taşımayıp bu dokunulmazlık kapsamında değerlendirilmelidir. Ayrıca seçimlik cezalı hakaret suçunda, hapis cezasının tercih gerekçesi TCK 61 ve TCK 3 gözetilerek gösterilmelidir.

Uygulama Sonucu: Bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: Baro, savcılık veya mahkeme gibi mercilere sunulan şikayet ve savunma dilekçelerindeki ifadeler için TCK 128 iddia ve savunma dokunulmazlığı güçlü bir savunmadır; ayrıca seçimlik cezalı suçlarda hapis yerine adli para cezasının tercih edilmemesi için gerekçe denetimi istenmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla