İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2024/4292 Karar: 2024/9691 Tarih: 2024

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/4292 K.2024/9691

4. Ceza Dairesi 2024/4292 E. , 2024/9691 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/48 E., 2022/24 K. SUÇ : Çevrenin kasten kirletilmesi İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet, iznin iptali KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2024/4292 E. , 2024/9691 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/48 E., 2022/24 K. SUÇ : Çevrenin kasten kirletilmesi İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet, iznin iptali KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2024/4292 E. , 2024/9691 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/48 E., 2022/24 K. SUÇ : Çevrenin kasten kirletilmesi İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet, iznin iptali KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Çevrenin kasten kirletilmesi suçundan sanık ... ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 181 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince 1 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve anılan Kanun'un 60 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince ruhsat ve izninin iptaline dair Tosya Asliye Ceza Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli ve 2020/48 Esas, 2022/24 sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2024 gün ve 2024/25346 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun "Çevrenin kasten kirletilmesi" başlıklı 181. maddesinde yer alan "(1) İlgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı olarak ve çevreye zarar verecek şekilde, atık veya artıkları toprağa, suya veya havaya kasten veren kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Atık veya artıkları izinsiz olarak ülkeye sokan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Atık veya artıkların toprakta, suda veya havada kalıcı özellik göstermesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza iki katı kadar artırılır. (4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan fiillerin, insan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek niteliklere sahip olan atık veya artıklarla ilgili olarak işlenmesi halinde, beş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına ve bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.(5) Bu maddenin iki, üç ve dördüncü fıkrasındaki fiillerden dolayı tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur." şeklindeki düzenleme ile, 5237 sayılı Kanun'un "Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri" başlıklı 60. maddesinde yer alan "(1) Bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı olarak faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin iştirakiyle ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel kişi yararına işlenen kasıtlı suçlardan mahkûmiyet halinde, iznin iptaline karar verilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, 1-Tosya Asliye Ceza Mahkemesinin 25/01/2022 tarihli kararında sanığın işletmekte olduğu maden ocağından çıkan harfiyatları gelişi güzel bir şekilde maden ocağı etrafına, dere yataklarına ve içme sularının üzerini kapatacak şekilde dökmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 181/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına ve anılan Kanun'un 60/1. maddesi uyarınca işletmekte olduğu maden ocağına ilişkin Tosya Kaymakamlığınca verilen ruhsat ve iznin iptaline karar verildiği anlaşılmış ise de, çevrenin kasten kirletilmesi suçuna ilişkin hangi hallerde tüzel kişi hakkında güvenlik tedbirine hükmolunacağının 5237 sayılı Kanun’un 181/5. maddesinde açıkça belirtildiği, anılan Kanun'un 181/1. maddesi gereğince cezaya hükmolunması halinde güvenlik tedbirine hükmolunamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde güvenlik tedbirine karar verilmesinde, 2-Kabule göre de; sanık hakkında çevrenin kasten kirletilmesi suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 181/1. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı halde, sanığa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca ek savunma ... verilmeden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 60/1. maddesinin uygulanmasın akarar verilmesi suretiyle savunma ... kısıtlanacak şekilde hüküm kurulmasında, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Tosya Asliye Ceza Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli ve 2020/48 Esas, 2022/24 sayılı kararı ile sanık hakkında çevrenin kasten kirletilmesi suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında sanığın 5237 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince 1 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve anılan Kanun'un 60 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince ruhsat ve izninin iptaline karar verildiği ve bu kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiğinden bahisle kanun yararına bozma talebinde bulunulmuş ise de; Tosya Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07.06.2024 havale tarihli yazısı ve Ankara Bölge Adliye Mahkeme 20. Ceza Dairesinin 01.03.2024 tarihli 2024/145 Esas 2024/546 karar sayılı kararı ile sanığın istinaf talebinin Tosya Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28.12.2023 tarihli ek kararı ile reddedildiği, ek karara karşı sanık müdafiinin istinaf talebinde bulunduğu ve bu hususta Bölge Adliye Mahkemesince henüz değerlendirmede bulunulmadığı bu hali ile Tosya Asliye Ceza Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli ve 2020/48 Esas, 2022/24 sayılı kararının kesinleştiğinden bahsedilemeyeceği, Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra gerekli olması halinde kanun yararına bozma talebinde bulunulabileceğinden bu aşamada kararın kanun yararına bozma yoluyla incelenmesi olanaklı görülmemiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce hükmün henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla