Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2024/4356 E. , 2025/17431 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1422 E., 2024/91 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2024/4356 E. , 2025/17431 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1422 E., 2024/91 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararına yönelik katılan vekilinin başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararı kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; kararın haksız ve hatalı olduğuna, bilirkişi raporuna göre yapının bina niteliğinde olmadığına, karavan niteliğinde olup sabit olmadığına, kararın bozulmasına vesaire yöneliktir. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; yapının karavan niteliğinde olduğuna, çekilerek araziden çıkarılabileceği de nazara alındığında, taşınmaz üzerinde kalıcı imar kirliliğine neden olabilecek bir imalat olarak değerlendirilmesinin 5237 sayılı Kanun’un 184. maddesine uygun olmadığına, plakalı tekerlekli römorkun/karavanın ruhsata aykırılıklarının olup olmadığı hususunun da aynı madde kapsamında tanımlanan eylemin unsurları açısından bir öneminin bulunmadığına, karavanın elektrik, su ve atık su bağlantılarının olup olmadığının suçun unsurlarının oluşması bakımından belirleyici bir unsur olmadığına, kararın bozulmasına vesaire yöneliktir. III. GEREKÇE Sanığın savunması, katılan beyanları ve tüm dosya kapsamından, sanığın mahkûmiyetine dair Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanığın ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Seferihisar 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2025 tarihinde karar verildi. Karşı Oy Sanık ... hakkında 17/03/2022 tarihinde işlediği iddia olunan imar kirliliğine neden olma suçundan Seferihisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/01/2023 tarihli ve 2022/1784 E. 2023/71 K. sayılı Kararıyla; yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmaması sebebiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-(a) maddesi gereğince beraatine, yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. Karara karşı katılan ... vekili tarafından süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 23/01/2024 tarihli ve 2023/1422 E., 2024/91 sayılı kararıyla; • Sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen hükmün kaldırılmasına, • Türk Ceza Kanunu'nun 184/1, 62/1, 51/1 maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanığa verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. Sanık ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının süresi içinde gerekçeli temyizleri üzerine Yüksek Dairenin 30/10/2025 tarihli ve 2024/4356 E., 2025/17431 K. sayılı kararıyla “temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına” karar verilmiştir. Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlığın konusu sanığın suça konu yere koyduğu 35... plaka sayılı çekme karavanın imar kirliliği suçunu oluşturup oluşturmayacağı noktasındadır. Konuyla ilgili olarak derece mahkemelerinin değerlendirmeleri şu şekildedir: İlk derece mahkemesi suça konu karavanın bina vasfında olmadığı düşüncesiyle beraat kararı vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi ise belirtilen kararında “Yapı tatil zaptı eki fotoğraflar, bilirkişi raporu tespit ve fotoğrafları, ... görevlilerince 31/10/2023 tarihinde yerinde yapılan tespit ve fotoğraflardan; römork üzerindeki karavan yapısı ile birlikte kullanıldığı anlaşılan platformun sabit beton ayaklar üzerine yapıldığı, kapalı alan oluşturduğunda tereddüt bulunmayan yapının elektrik, su ve foseptik bağlantılarının bulunduğu; dolayısıyla suça konu imalatların sökülüp taşınabilmesi mümkün olmakla birlikte, kapalı alan oluşturan yapının parçası olan platformun sabit beton ayaklar üzerine yapılması, 17/03/2022 tarihinden 31/10/2023 tarihi arasında uzun süre ve halen taşınmazda mevcut olduğunun anlaşılması, elektrik, su, foseptik bağlantıları yapılmış olması ile sanığın kısmen ikrar içeren Dairemizce alınan savunmalarına göre; suça konu imalatların günübirlik veya kısa süreli yerleşim niyetini aşan ve süreklilik arzeden kalıcı amaçlı olarak kullanmaya matuf bina nitelikli yapılaşma olduğundan sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluştuğu vicdani kanaatine varıldığından ilk derece mahkemesinin beraate yönelik hükmünün kaldırılmasına, sanığın imar kirliliğine neden olmak suçundan mahkumiyetine” gerekçesine yer verilmiştir. Bilindiği üzere, Türk Ceza Kanununun 184. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun konusu, belediye sınırları veya özel imar rejimine tabi yerlerde bulunan binadır. Bu suç bakımından binanın ruhsata tabi olması yeterlidir. Maddede belirtilen "bina" kavramın ne olduğu hususunda bir açıklık bulunmamakla birlikte Yüksek Dairenin yerleşik içtihatlarında bu husus İmar Kanununun 5. maddesine göre belirlenmektedir. Buna göre bina, "Kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılar" şeklinde tanımlanmıştır. Bu çerçevede 35... plaka sayılı çekme karavanın, plaka alarak ilgili trafik kuruluşlarından da tescil gördüğü dikkate alındığında “bina” vasfında kabul edilmesi mümkün değildir. Nitekim yapı ruhsatiyesi alınabilecek eylemlerin imar kirliliği suçunu oluşturacağı nazara alındığında suça konu çekme karavan bakımından yapı ruhsatiyesi alınması da söz konusu değildir. Bu sebeple ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının yerinde olduğu düşünülmüştür. Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle sayın çoğunluğun hükmün onanmasına yönündeki görüşüne iştirak edilememiştir.