KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2024/4863 E., 2026/5547 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2026
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/2784 E., 2024/503 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle; üzerine atılı suçu işlemediğine, usul ve yasaya aykırı karar verildiğinde, hakkında adli para cezası yahutta hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13-293 Esas, 2013/297 Karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin ikinci fıkrası; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın Kanun'un 43. maddesinin birinci cümlesine göre artırılacağı öngörülmüştür.
Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.
Somut olayda, sanığın hakaret eylemlerini kısa zaman dilimi içerisinde ve aynı olayın devamı niteliğindeki sözlerle birden fazla mağdura karşı gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, hakaret suçundan belirlenecek temel cezanın sadece 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin ikinci fıkrası gereğince artırılması gerekirken, bu suçtan ayrı ayrı ikişer kez cezalandırılmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/4863, K. 2026/5547, 25 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama