KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2024/5213 E., 2024/13512 K.
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Kasten yaralama, görevi yaptırmamak için direnme
- Hükümler
- Mahkumiyet
- Temyiz edenler
- O yer Cumhuriyet savcısı, sanık
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin reddi, onama
Karar Detayı
569 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde bozma üzerine sanık hakkında. Kasten yaralama suçundan verilen kararın kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde yapıldığı, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve kasten yaralama suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi. 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanma gerekçesinin yerinde olmadığına, 53. maddesinin doğru uygulanmadığına, gerekçede belirtilmiş ise de hükümde 63. maddeye yer verilmemesinin yerinde olmadığına vesaire ilişkindir. 2. Sanığın temyiz sebebi; kararı temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. GEREKÇE
Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık hakkında Türkoğlu Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2016 tarih, 2014/19 Esas, 2016/19 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın sanığın yokluğunda verildiği, 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca tebligatın, öncelikle muhatabın beyan ettiği en son adrese Merkezî Nüfus İdare Sistemi (MERNİS) şerhi olmadan yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul ederek,
7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre MERNİS şerhi bulunan tebligatın bu adrese yapılmasında zorunluluk bulunmasına rağmen somut olayda; sanığın en son beyan ettiği adresine tebligat çıkarılmaksızın bu adresten farklı olan başka bir adrese çıkan tebligatın iade üzerine, MERNİS adresine doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edildiği ve anılan kanuni düzenlemelere uyulmadan yapılan bu tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın yöntemince kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamayacağının anlaşılması karşısında.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, 2018/403 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasının koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkûmiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği anlaşılmıştır.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 265/1-3. maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin bozma öncesi 01.04.2010 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.