Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2024/5464 E. , 2025/5475 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/148 E., 2024/199 K. SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2024/5464 E. , 2025/5475 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/148 E., 2024/199 K. SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece, bozma üzerine sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. Tebliğname'de; bozma öncesi verilen hükümde 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulandığı ve hükmün yalnızca sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi nedeniyle kazanılmış hak oluşturmasına karşın bozma sonrası kurulan hükümde takdiri indirimin uygulanmamış olması nedeniyle hükmün bozulması gerektiği düşüncesi belirtilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, dava ve ceza zamanaşımının gerçekleştiğine, inceleme dışı sanık ... .'nin dinlenilmediğine, müdafii hazır bulunmaksızın hüküm kurulduğuna, atılı suçu işlemediğine, polis memurlarının kendisini zorla ekip aracına bindirdikleri ve burada darp ettiklerine, takdiri indirimin uygulanması gerektiğine vesaire yöneliktir. III. GEREKÇE 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının yalnızca cezanın miktarına ilişkin olduğu, bu kapsamda bozma sonrası hükmolunan 8 ay hapis cezasının bozma öncesi verilen cezadan daha ağır olmadığı, sanık hakkında ilk hükümde 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmasının kazanılmış hak oluşturmayacağı, yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek aynı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir. Sanık müdafiinin 03.04.2024 tarihli mazeret dilekçesinde yokluğunda karar verilmesine muvafakatinin bulunduğunu beyan etmesi, sanığın ise 04.04.2024 tarihli oturumda müdafi görevlendirmesi talebinin olmadığını, duruşmaya ara verilmesini istemediğini ve savunmasını şimdi yapacağını belirttiğinin anlaşılması karşısında, temyiz sebebi olarak ileri sürülen savunma hakkının ihlali yönünden Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan savunma hakkının kısıtlanması sonucuna neden olacak koşulların incelemeye konu olayda gerçekleşmediği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 68. maddesinde düzenlenen ceza zamanaşımının hükmün kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı belirlenmiş, son kesen sebep olan 12.04.2016 tarihinden itibaren 8 yıllık dava zamanaşımı dolmadan 04.04.2024 tarihinde zamanaşımının yeniden kesildiği, bu suretle dava zamanaşımının gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği anlaşılmış; ayrıca; katılanların yaralanmalarına ilişkin düzenlenen adli rapor içerikleri, katılan beyanları, tanık anlatımları, görev belgesi, olay yakalama üst arama ve teslim tutanağı ve kamera görüntüsü izleme raporu doğrultusunda sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ve 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmamasına yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.03.2025 tarihinde karar verildi.