İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2024/6941 Karar: 2024/10521 Tarih: 2024

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/6941 K.2024/10521

4. Ceza Dairesi 2024/6941 E. , 2024/10521 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/159 E., 2023/472 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhur

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2024/6941 E. , 2024/10521 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/159 E., 2023/472 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhur

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2024/6941 E. , 2024/10521 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/159 E., 2023/472 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yarına bozulması Hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından sanığın mahkumiyetlerine ilişkin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 gün ve KYB- 2024/60017 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; 1-Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı alenen hakaret suçu için öngörülen cezanın üst sınırının 2 yıl hapis cezası olduğu gözetildiğinde anılan suçun temel halinin ve kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi şeklindeki nitelikli halinin, basit yargılama usulü kapsamında kaldığı; ancak benzer bir olaya ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28/02/2017 tarihli ve 2014/4-757 esas, 2017/113 karar sayılı ilâmında, “...5237 sayılı TCK'nun 125. maddesinin dördüncü fıkrasında hakaret suçunun alenen işlenmesi, bu suçun nitelikli bir şekli olarak kabul edilmiştir. Bu fıkraya ilişkin madde gerekçesinde, aleniyet için aranan temel ölçüt, fiilin, gerçekleştiği koşullar itibarıyla belirli olmayan ve birden fazla kişiler tarafından algılanabilir olması şeklinde belirtilmiştir. Hakaret suçunun, belirsiz sayıdaki kişiler tarafından işitilebilecek, görülebilecek ve algılanabilecek bir ortamda veya çok sayıda kişinin öğrenmesini sağlayacak herhangi bir araçla işlenmesi halinde, aleniyet vardır. Aleniyetin varlığı için, çok sayıda insanın hakareti öğrenmesinin olanaklı olması yeterlidir; söylenenlerin fiilen duyulması şart değildir. Aleniyet halinde, mağdur, hakaretin az sayıda kişi önünde gerçekleşmesine oranla, daha fazla rencide olacağı için, bu nitelikli hâl kabul edilmiştir. (Nur Centel, Hamide Zafer, Özlem Çakmut, Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Beta Yayınevi, 3. Baskı, 2016, s. 235)..." şeklinde belirtildiği üzere hakaret suçunun alenen işlenmesi durumunun, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi hali gibi, suçun diğer bir nitelikli hali olduğu ve bu durumda öngörülen cezanın altıda bir oranında artırılacağı cihetle, sanığın üzerine atılı kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret suçuna ilişkin cezanın üst sınırının 2 yıldan fazla hapis cezasını gerektireceği ve bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesi uyarınca basit yargılama usulünün uygulanamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 265/1. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçuna ilişkin cezanın üst sınırının 2 yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesi uyarınca bu suç yönünden basit yargılama usulü uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 3- Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 265/1. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildikten sonra anılan Kanunun 43/1. maddesi uyarınca cezada 1/4 arttırım yapılarak 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesini müteakip, yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 251/3. maddesi gereğince sonuç cezada 1/4 oranında indirim yapıldıktan sonra 5 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken 5 ay 18 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle infazda karışıklığa sebep olacak şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir. Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Bir ve iki numaralı istemlere yönelik incelemede; 5271 sayılı Kanun'un "basit yargılama usulü" başlıklı 251 inci maddesinde; "(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir. (3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanunu'nun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. (4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. (5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir. (6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir. (7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz. (8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. İncelenen dosyada; 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir biçimindeki düzenlemesi göz önüne alındığında, sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak suçlarından yargılama yapılarak, eylemin aleni ortamda gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmış olması nedeniyle suçun kanun maddesinde öngörülen cezasının üst sınırının 2 yılı aşması ve aynı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunun yine üst sınırının iki yıldan fazla olması karşısında; sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanamayacağının gözetilmemesi Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. Üç nolu isteme yönelik incelemede; Sanık hakkında üç numaralı istemdeki hususun hükümdeki maddi hataya ilişkin olduğu ve infaz aşamasında gözetilebileceğinden kanun yararına bozma yoluyla incelenmesi mümkün görülmemiştir. III. KARAR 1. Üç numaralı isteme yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, 2. Bir ve iki numaralı istemlere yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 3. Sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkumiyetlerine ilişkin Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.04.2023 tarihli ve 2023/159 Esas, 2023/472 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 4. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre hüküm verilirken, önceki hükümlerle belirlenmiş cezalardan daha ağır olamayacağının gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 17.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla