Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2024/7259 E. , 2024/12583 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Tehdit ve hakaret suçlarından sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suret
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2024/7259 E. , 2024/12583 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Tehdit ve hakaret suçlarından sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-2, 125/1-2, 35, 62/1. ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri gereğince 15 gün hapis ve 1 ay 11 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/03/2023 tarihli ve 2022/1088 esas, 2023/250 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 gün ve 2024/76329 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; 1) Sanığın mahkûmiyetine esas tehdit suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 106/1-2 ve 62/1. maddeleri gereğince tayin olunan 25 gün hapis cezasından 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılırken 18 gün yerine, hesap hatası yapılmak suretiyle 15 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesinde, 2) Hakaret suçundan aynı Kanun'un 125/1-2, 35 ve 62. maddeleri uyarınca belirlenen 1 ay 25 gün hapis cezasından 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim uygulanırken 1 ay 1 gün hapis cezası yerine, 1 ay 11 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Uyuşmazlık konusunda bir karar vermeden önce, kanun yararına bozma istemine konu edilen hükümde belirlenen yeni bir hukuka aykırılık durumunun incelenmesi gerekmektedir. 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinde maddesi; (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. ... Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. ..." şeklinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın şikayetçiyi "Seni öldüreceğim" diyerek tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 106/1. maddesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 106/1. maddesinin ikinci cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçundan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Yargıtay incelemesi sırasında saptanan ve yukarıda belirtilen yeni hukuka aykırılık nedeni, kanun yararına bozma konusu yapılmadığından belirtilen kanun yolunun niteliği gereği resen giderilemeyecektir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.7.2007 gün ve 2007/145-172 sayılı, 27.3.2007 gün ve 2007/73-76 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere hükümdeki diğer yasaya aykırılıklar giderilmeden, uyuşmazlık konusunda karar verilmesi halinde, hukuka aykırılıkları giderme ve ülkede uygulama birliğini hukuka uygunlukla sağlama amacına hizmet için öngörülen "Kanun yararına bozma" kurumu, bünyesinde hukuka aykırılık taşıyan hükümleri onaylama sonucunu doğuracaktır. Bu nedenle kanun yararına bozma konusunun bu aşamada sonuçlandırılmasına yer olmadığına, inceleme konusu hüküm hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 15.10.2024 tarihinde karar verildi.