KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2024/7821 E., 2024/15092 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- İmar kirliliğine neden olma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Temyiz edenler
- O yer Cumhuriyet savcısı, sanık
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Bozma üzerine, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararıyla sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; yapı tatil zaptından sonra sanık tarafından yaptırılan ve keşif esnasında fark edilen suça konu binaya kapı- pencere taktırma ve sıva yaptırma eylemlerinin suça konu yapının taşıyıcı unsurlarını etkilemediğine ve bina tanımına uyan alan artışı olmadığının belirtilmesi nedeniyle, sanığın ayrı ve tek başına suç oluşturmayan sonraki eylemleri nedeniyle, eyleminin zincirleme suç kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığına, zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenmiştir.
Sanığın temyiz isteği; lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, kararın bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
Sanık savunmaları, yapı tatil tutanağı, keşif, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Yerel Mahkemece kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekalet ücretinin tayininde esas ve ilke olarak davacı veya sanık adedini ya da bir sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil usulünce açılan ve avukat tarafından takip olunan davaların adedini ele almakta ve taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava için ayrı ayrı tayinini öngörmüş bulunmaktadır. Buna göre, ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdiri mümkün değildir. Somut olayda ise açılan dava tek olduğuna göre, ayrı ayrı vekille temsil edilen katılanlar lehine tek vekalet ücreti tayini gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği vekalet ücretine ilişkin 16.ve 17. hüküm fıkraları çıkarılarak, yerine “karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre, 5.100 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara eşit olarak verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/7821, K. 2024/15092, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama