İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2024/9278 Karar: 2025/1779 Tarih: 2025

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/9278 K.2025/1779

4. Ceza Dairesi 2024/9278 E. , 2025/1779 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/475 E., 2021/488 K. SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkum TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Basit yaralama ve hakaret suçlarından sanık ... hakkında basit yargı

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2024/9278 E. , 2025/1779 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/475 E., 2021/488 K. SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkum TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Basit yaralama ve hakaret suçlarından sanık ... hakkında basit yargı

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2024/9278 E. , 2025/1779 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/475 E., 2021/488 K. SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkum TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Basit yaralama ve hakaret suçlarından sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2,3-e, 29. maddeleri, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddesi gereğince 5 ay 1 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; 5237 sayılı Kanun'un 125/1-4. maddeleri, 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi gereğince 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen cezaların 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Malatya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2021 tarihli ve 2021/475 Esas, 2021/488 Karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 gün ve 2024/96539 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; 1. 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasının "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." ve aynı Kanun'un sekizinci fıkrasının "Basit yargılama usulü, bu kapsama giren suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz." biçimindeki düzenlemesi göz önüne alındığında, sanık hakkında hakaret suçundan yargılama yapılarak, eylemin alenî ortamda gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmış olması karşısında, suçun Kanun maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı 2 yılı aştığından hakaret suçu ve birlikte işlenen kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde düzenlenen basit yargılama usulünün uygulanamayacağının gözetilmemesinde, 2. Sanığın yüklenen hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddesi gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu ceza miktarı üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesi uyarınca 1/6 oranında artırım yapıldığı belirtildiği halde indirim yapılması sonucu 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve devamında 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi gereğince ¼ oranında indirim yapılarak 3 ay 22 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin olunmasında, 3. Malatya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/09/2021 tarihli kararında sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dayanak alınan Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/06/20218 tarihli ve 2016/309 esas, 2018/406 sayılı kararının, sanığın değil müştekinin adlî sicil kaydında yer alan bir hüküm olduğu ve sanığın adlî sicil kaydında tekerrüre esas sabıka kaydının bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair yazılı şekilde karar verilmesinde, 4. Tekerrüre esas sabıkası bulunduğu kabul edilen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 58/3. maddesindeki "tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur" hükmü uyarınca, atılı suçları düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 86/2 ve 125/1. maddelerinde hapis veya adlî para cezasının seçimlik olduğu gözetilerek, hüküm kurulurken hapis cezasının seçilmesi karşısında, yukarıda anılan gerekçe uyarınca sanık hakkında tekerrür hükümlerinin yanlış uygulandığı, bu durumda hapis cezasının seçilmesi zorunluluğu ortadan kalktığından adlî para cezasının da seçilebileceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1 Numaralı İstem Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesi "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." ve aynı Kanun'un sekizinci fıkrasının "Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." biçimindeki düzenlemesi göz önüne alındığında, sanık hakkında hakaret suçundan yargılama yapılarak, eylemin aleni ortamda gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanmış olması karşısında, suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı 2 yılı aştığından hakaret suçu ve birlikte işlenen kasten yaralama suçundan sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinde düzenlenen basit yargılama usulünün uygulanamayacağının gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 2 Numaralı İstem Yönünden Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezasına hükmedildiği, aynı Kanun'un 125/4. maddesi uyarınca 1/6 oranında artırım ungulanırken yapılan hesap hatası sonucu 7 ay yerine 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu miktar üzerinden 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılarak 3 ay 22 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza belirlenmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 3 ve 4 Numaralı İstemler Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi; "(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez. (2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz. (3) Tekerrür hâlinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur. (4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. (5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz. (6) Tekerrür hâlinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. (7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir. (8) Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır. (9) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir." biçimindedir. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; tekerrüre esas alınan Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/309 Esas ve 2018/406 Karar sayılı kararının şikayetçi Muhammed Enes Kaya'ya ait olduğu ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğünün bulunmaması karşısında; anılan hükümlülüğün tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, seçimlik cezalar içeren hakaret ve kasten yaralama suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 58/3. maddesi uyarınca hapis cezasının tercih edilmesi, cezaların aynı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve cezaların infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemlerinin KABULÜNE, 2. Sanık hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından mahkumiyetine ilişkin Malatya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2021 tarihli ve 2021/475 Esas, 2021/488 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre hüküm verilirken, önceki hükümlerle belirlenmiş cezalardan daha ağır olamayacağının gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 04.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla