Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2025/1042 E. , 2025/6584 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/744 E., 2023/1082 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakar
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2025/1042 E. , 2025/6584 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/744 E., 2023/1082 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20/01/2025 tarih ve 94660652-105-49-9426-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9708 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9708 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/03/2014 tarihli ve 2013/14-102 esas, 2014/128 sayılı kararında belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluşmadığı halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda, kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceği ve bozma kararının aleyhe sonuç doğuracağı nazara alınarak yapılan incelemede, 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 72. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 8. Fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere, "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklinde cümlenin eklendiği, ceza muhakemesinde usul hükümlerinin derhal uygulanması ilkesinin varlığı da dikkate alınarak yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, sanığın dosya içerisinde yer alan adlî sicil kaydının incelenmesinde, sanık hakkında Muş (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 03/10/2013 tarihli ve 2013/87 esas, 2013/483 sayılı kararı ile tehdit suçunda mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 18.11.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, sanığa yüklenen inceleme konusu suçun ise anılan kararların denetim süresinde 11/09/2017 tarihinde işlendiği cihetle, 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesindeki “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. (Ek cümle: 18/06/2014-6545 S.K./72. md) Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki düzenlemeye nazaran, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması." başlığını taşıyan 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında; "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur.", aynı maddenin onuncu fıkrasında; “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.” ve onbirinci fıkrasında; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." hükümleri yer almaktadır. İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli 2017/296 Esas 2018/222 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında hakaret suçundan mahkûmiyet hükmü kurularak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar nedeni ile 18.11.2021 tarihinde hükmün aynen açıklandığı, sanık müdafiinin bu kararı istinaf etmesi üzerine Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 10.10.2023 tarihli kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmesini müteakip Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2023 tarihli ve 2023/744 Esas, 2023/1082 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü uygulanarak sanığın mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; 20.12.2023 tarihli kararın, aynı Mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması mahiyetinde olduğu ve yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuş ve Kanun yararına bozma talebi bu kapsamda yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Yerel Mahkeme kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Aynı Kanun maddesinin 4 (b) fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.