Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2025/1055 E. , 2025/6707 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/366 E., 2024/57 K. SUÇLAR : Hakaret, tehdit İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞ
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2025/1055 E. , 2025/6707 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/366 E., 2024/57 K. SUÇLAR : Hakaret, tehdit İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından mahkumiyetine ilişkin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarih ve 2025/11129 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin; Tehdit ve hakaret suçlarından sanık ...'nın 5237 sayılı Kanun’un 106/1-2. cümle (2 kez), 125/1 (2 kez), 62/1 (4 kez) ve 52/2. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis ve 1.500,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2024 tarihli ve 2023/366 esas, 2024/57 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Tehdit" başlıklı 106/1. maddesinin; " Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:12/5/2022-7406/6 md.) Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur." şeklinde olduğu, Dosya kapsamına göre, Sandıklı Cumhuriyet Başsavcılığının 11/05/2023 tarihli ve 2023/224 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında mağdurlar ... Aydın ve ...'a karşı ölümle tehdit etmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. cümlesi, yine mağdurlara hakaret ettiğinden bahisle de anılan Kanun'un 125/2. maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, Sanığın mağdurları ölümle tehdit etmesi şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 106/1-2. cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçu kapsamında değerlendirilmesinde isabet görülmemiş ise de tehdit suçu bakımından da Mahkemenin kabulüne göre yapılan değerlendirme sonunda, Mahkemesince sanığın bahse konu suçlardan dolayı cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, mağdurların 21/09/2023 tarihli ilk oturumda sanıktan şikayetçi olmadıklarını ve kamu davasına katılma taleplerinin de bulunmadıklarını beyan etmelerine rağmen sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiğine dair savunmasının alınmadığı gibi soruşturması ve kovuşturması şikayete bağlı hakaret ve mahkemenin kabulüne göre sair tehdit suçlarından dolayı düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Tehdit Suçuna İlişkin İsteme Yönelik İncelemede 5237 sayılı Kanun'un 106. maddesinde " (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:12/5/2022-7406/6 md.) Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur." hükmüne yer verilmiştir. Sair tehdit suçu kanun maddesinin üçüncü cümlesinde düzenlendiği, sanık hakkında mağdurlara yönelik takibi şikayete bağlı olmayan kadına yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/1. maddesinin ikinci cümlesi gereğince ek savunma hakkı verilerek mahkumiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemiştir. B. Hakaret Suçuna İlişkin İsteme Yönelik İncelemede 5237 sayılı Kanun'un 131/1.maddesinde “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır." hükmüne yer verildiği, Aynı Kanun'un 73/4. maddesinde ise, “Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür." hükümleri düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinde de, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı yada soruşturma yada kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir." hükmü yer almaktadır. İncelenen somut olayda; mağdurların 21.09.2023 tarihli oturumda şikayetçi olmadıklarını beyan ettikleri, sanığa ise şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulmadan 5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddesi uyarınca hakkında mahkumiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.10.2020 tarih ve 2018/18-589 Esas, 2020/421 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 73/6. maddesine göre kanunda aksi yazılı olmadıkça şikâyetten vazgeçmenin bunu kabul etmeyen sanığı etkilemeyeceğinin düzenlenmiş olması ve anılan Kanun hükmünün amacının yargılama sonucunda beraat etme ihtimali bulunan sanık hakkında yargılamaya devam olunarak suçun sabit olmaması hâlinde sanığın beraatine, sabit olduğunun anlaşılması durumunda ise cezalandırma zorunluluğu ortadan kalktığı için davanın düşmesine karar verilmesini gerektirmesi karşısında, her ne kadar sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediğine ilişkin bir beyanı yok ise de yargılama sonucu atılı suçu işlediğinin sabit olması nedeniyle mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleşerek kanun yararına bozma talebiyle incelendiği, dolayısıyla beraat etme ihtimalinin bulunmadığı, ancak 5237 sayılı Kanun'un 73/4. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca, kovuşturma şartının ortadan kalkması ve bir düşme sebebi bulunduğundan davaların düşmesine karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir. III. KARAR 1.Tehdit suçuna ilişkin isteme yönelik kanun yararına bozma istemi ile ilgili Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, 2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki hakaret suçuna ilişkin istem yerinde görüldüğünden kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 3. Sanık hakkında hakaret suçuna ilişkin Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2024 tarihli, 2023/366 E, 2024/57 K. sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 4.5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca karardaki hukuka aykırılık, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; "Sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davalarının, 5237 sayılı Kanun'un 73/4. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, Sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davalarının düşmesi nedeniyle bu suç için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına," Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, iki mağduru ölümle tehdit ve hakaret suçlarından yargılanmış; mağdurlar ilk oturumda şikayetçi olmadıklarını beyan etmiş, buna rağmen mahkeme hem tehdit hem hakaret suçlarından mahkumiyet kurmuş, Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma istemiştir.
Hukuki İlke: Kadına yönelik hayata/vücut bütünlüğüne ilişkin TCK 106/1-1. cümle tehdidi takibi şikayete bağlı olmadığından ek savunma ile mahkumiyet hukuka uygundur; ancak TCK 131/1 gereği hakaret şikayete bağlı olup, TCK 73/4 ve CMK 223/8 uyarınca mağdurların şikayetten vazgeçmesi ve beraat ihtimalinin bulunmaması karşısında hakaret suçundan düşme kararı verilmesi gerekirdi.
Uygulama Sonucu: tehdit yönünden ret, hakaret yönünden kanun yararına bozma (kabul, düşme)
Dava Strateji Notu: Şikayete bağlı hakaret suçunda mağdur şikayetten vazgeçerse, sanığın kabulü sorulmadan mahkumiyet verilemez; sonucu beraat olmayacaksa TCK 73/4 ve CMK 223/8 uyarınca düşme kararı verilir - şikayete bağlılık ve vazgeçme mutlaka takip edilmelidir.