KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2025/1063 E., 2025/6298 K.
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Hâkimliği
- Sayısı
- 2023/8977 Değişik İş
- Suç
- Hakaret İNCELEME KONUSU
- Karar
- İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Detayı
560 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Hakaret suçundan şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair yukarına tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarih ve KYB-2025/11139 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin. Dosya kapsamına göre, Avukat olan şüphelinin, İstanbul
5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/501 esas sayısına kayıtlı menfi tespit davasının 04/11/2021 tarihli duruşması sonunda müştekinin üzerine yürüyerek ''Bizimle uğraşmayı bırakın , yürü git şerefsiz, namussuz, dolandırıcı'' demek suretiyle hakaret ettiği iddiasıyla yapılan şikayet üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, tarafların edimsiz olarak uzlaştıklarından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay
18. Ceza Dairesinin 27/03/2018 tarihli ve 2017/6844 esas, 2018/4309 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, müştekinin iddiası doğrultusunda, şüpheli/şüphelilerin eylemlerinin görevinden doğan veya görev sırasında işlenmiş bir suç niteliğinde görülerek, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 58. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ''Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlarından dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine,
suçun işlendiği yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır.'' şeklindeki düzenlemeye istinaden soruşturma izni verilip verilmeyeceğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmesi gerektiği nazara alınmadan, uzlaşma nedeniyle genel hükümler uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58/1. maddesinde. “Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır.”, aynı Kanun’un 59. maddesinde ise. “58. maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur.
İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilir." hükümleri yer almaktadır. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün Avukatlar hakkında yapılan inceleme ve soruşturma işlemleri ne ilişkin 01/01/2016 tarihli 13 no'lu genelgenin
4. Fıkrasının 4. bendi de " Yapılan soruşturma sonunda düzenlenen fezlekenin sonuç kısmında, Cumhuriyet savcısının kovuşturma izni verilip verilmeme konusundaki düşüncesini açıkça belirtmesi" biçimindedir.
İncelenen dosyada şüpheli avukat hakkında hakaret suçundan Adalet Bakanlığı'nın 28.12.2022 tarihli soruşturma izni verilmesine ilişkin kararının ardından suçun uzlaşma kapsamında olması nedeniyle uzlaştırma prosedürünün uygulanması üzerine tarafların uzlaşmayı kabul etmeleri nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Somut olayda Cumhuriyet savcısı tarafından yukarıda belirtilen düzenlemeler gereğince uzlaştırma işlemlerinin tamamlanmasından sonra kovuşturma izni verilip verilmemesine ilişkin düşüncesini içeren fezleke ile soruşturma dosyasının Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'ne gönderilmesi gerekmektedir. Bu nedenle itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin farklı gerekçeyle KABULÜNE, 2.Hakaret suçundan şüpheli hakkındaki İstanbul