Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2025/11116 E. , 2026/5023 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/237 değişik iş SUÇLAR : Hakaret, basit yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2025/11116 E. , 2026/5023 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/237 değişik iş SUÇLAR : Hakaret, basit yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret ve basit yaralama suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Çifteler Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18.01.2023 tarihli ve 2023/72 soruşturma, 2023/35 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Eskişehir 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 31.01.2024 tarihli ve 2024/237 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2025 gün ve 2025/125474 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, şüphelinin , müştekiye yumrukla vurduğu ve "o. çocuğu, a. koyduğumunun çocuğu" şeklinde hakaret ettiği iddiası üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Çifteler Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen18.01.2023 tarihli karar ile soyut iddiadan başka delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Bilgi sahibi ...'nın 14.12.2021 tarihli alınan beyanında , ...'un, ...'in koluna girerek gel konuşacağız dediğini, ...'in de abi yanlış duymuşsun gibi birşeyler söylediğini ve ... isimli şahsın ...'in yüz kısmına doğru yumruk vurmaya başladığını, kendisinin de hemen şahısları ayırdığını, ... isimli şahsın ...'a kesinlikle vurmadığını, şahısları ayırdığında ...'un, ...'e küfürlü sözlerde bulunduğunu ancak ne dediğini hatırlamadığını beyan etmesi karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin oluştuğu, söz konusu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Şüpheli ... hakkında şikayetçi ...'e yönelik 19.11.2021 tarihinde işlediği iddia olunan hakaret ve basit yaralama suçlarından cezalandırılması talebiyle Çifteler Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/136 Esas numaralı iddianamesiyle açılan davanın Çifteler Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/202 Esas sayılı dosyasında görüldüğü, anılan Mahkemece yargılama aşamasında "İddianamenin ilk paragrafında soruşturmaya başlandığının belirtildiği ikinci paragrafta şikayet dilekçesinin özetlendiği devam eden paragraflarda beyanlara yer verildiği son paragrafta uzlaşmanın sağlanamadığının belirtildiği, olay anlatım ve kabulünün iddianamede bulunmadığı, Cumhuriyet Başsavcılığının eylemi kabul şekli hususunda bir açıklık bulunmadığı, dolayısı ile anılan iddianamenin yukarıda açıklanan yönlerden suç yükleme niteliğinde ve hukuken iddianame vasfında sayılamayacağı tüm bu hususların birleştirilmek üzere yeni bir dava ikmalini gerektirdiği kanaatine varıldığından; Soruşturma kapsamında yeni bir iddianame düzenlenmesi için suç duyurusu mahiyetinde talepte bulunulmasına" denilmek suretiyle ek iddianame düzenlenmesi için Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu, Çifteler Cumhuriyet Başsavcılığınca 18.01.2023 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu karara karşı şikayetçi vekilince yapılan itirazın Eskişehir 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 31.01.2024 tarihli ve 2024/237 değişik iş sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine " şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin oluştuğu, söz konusu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği" belirtilerek kanun yararına bozma talebinde bulunmuş ise de; Sanık hakkında hakaret ve basit yaralama suçlarından cezalandırılması talepli düzenlenen Çifteler Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/136 Esas numaralı iddianamesinin Çifteler Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabulüne karar verildikten sonra "hukuken iddianame vasfında sayılamayacağı" gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulamayacağı, iddianame içeriğinde hakaret ve basit yaralama suçlarına ilişkin anlatım bulunduğu gözetildiğinde yargılama devam olunarak hüküm kurulması gerektiği bu nedenle Çifteler Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan suç duyurusu ve akabinde verilen kararların hukuken geçersiz nitelikte olup yok hükmünde olduğu, hukuken varlık kazanmayan bir hükme yönelik olarak kanun yararına bozma talebinde bulunulmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Hakaret ve basit yaralama iddiasıyla açılan davada Asliye Ceza Mahkemesi iddianameyi kabul ettikten sonra iddianamenin vasfını taşımadığı gerekçesiyle yeni iddianame için suç duyurusunda bulunmuş, savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş; itirazın reddi kararının kanun yararına bozulması istenmiştir.
Hukuki İlke: İddianame kabul edildikten sonra mahkeme 'iddianame vasfında değildir' gerekçesiyle suç duyurusunda bulunamaz; içeriğinde suça ilişkin anlatım bulunan iddianameyle yargılamaya devam edilmelidir. Bu şekilde verilen KYOK ve sonraki kararlar yok hükmünde olup hukuken var olmayan karara karşı kanun yararına bozma istenemez.
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma isteminin reddi
Dava Strateji Notu: İddianame kabul edildikten sonra mahkeme onu geçersiz sayıp suç duyurusuna dönemez; böyle bir yol izlenmişse ortaya çıkan işlemler yok hükmündedir. Müşteki vekili olarak asıl talebiniz, geçersiz süreç yerine kabul edilmiş iddianameyle yargılamanın sürdürülmesi olmalıdır.