İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2025/1391 Karar: 2025/8775 Tarih: 2025

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2025/1391 K.2025/8775

4. Ceza Dairesi 2025/1391 E. , 2025/8775 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/95 Değişik İş SUÇ : Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma KARAR : İtirazın reddi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararın

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2025/1391 E. , 2025/8775 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/95 Değişik İş SUÇ : Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma KARAR : İtirazın reddi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararın

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2025/1391 E. , 2025/8775 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/95 Değişik İş SUÇ : Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma KARAR : İtirazın reddi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen karar sonrasında denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemediğinden bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, kararın kesinleştiği, yargılamanın yenilenmesi başvurusunun ise reddedildiği, red kararına yapılan itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07/02/2025 tarih ve 94660652-105-34-2818-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2025 tarihli ve KYB-2025/20140 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.02.2025 tarihli ve KYB-2025/20140 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin (Kapatılan CMK 250. Maddesi ile görevli) 02/07/2012 tarihli ve 2011/63 esas, 2012/71 sayılı kararıyla inceleme dışı sanık ... 'in haksız çıkar sağlamak amacıyla örgüt kurup yönetmek suçundan dolayı mahkumiyetine hükmedildiği, anılan kararın Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 17/01/2014 tarihli ve 2013/16791 esas, 2014/516 karar sayılı ilâmı ile onanması sonrasında, aynı ilâm ile anılan kararın bozulmasına karar verilen diğer sanıklar bakımından yargılamanın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/147 esasına kayden yapıldığı sırada, sanık ... ... müdafiince yapılan yeniden yargılama talebinin kabule değer olduğuna ilişkin kararı müteakip, yargılamanın yenilenmesine dair anılan Mahkemenin 2014/226 esas sayılı dava dosyasının İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/147 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesi akabinde, yapılan yargılama sonunda, inceleme dışı sanık ... ... hakkındaki haksız çıkar sağlamak amacıyla örgüt kurup yönetmek suçundan dolayı mahkumiyetine dair hükmün 5271 sayılı Kanun'un 323/1. maddesi gereğince iptaline ve sanığın beraatine karar verildiği, Sanık ... hakkında ise inceleme dışı sanık ... ...'in haksız çıkar sağlamak amacıyla kurduğu kabul edilen örgüte üye olma suçunu işlemesi nedeniyle mahkumiyetine hükmedilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi akabinde sanığın denetim süresi içinde suç işlememesi karşısında kovuşturma koşulunun ortadan kalkması nedeniyle İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/07/2022 tarihli ve 2011/5 esas, 2012/2 sayılı ek kararıyla hükmün ortadan kaldırılarak, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, Sanık müdafii tarafından dosyanın diğer sanığı olan Olgun ...'in beraat etmesi nedeniyle sanığın da üzerine yüklenen suç bakımından beraatine karar verilmesi gerektiğinden bahisle yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair karara yönelik itirazın reddine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Kanun'un "Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" başlıklı 311/1-e maddesinin; "Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa...." şeklinde olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/03/2014 tarihli ve 2012/3-909 esas, 2014/121 sayılı kararında belirtilen, “Delil ve olayların, yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için "yeni" olması gerekmektedir. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil hükümlü tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın "yeni" olarak nitelendirilmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır. Kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafından değerlendirilmeyen deliller ve olaylar da "yeni" sayılmalıdır. Bu doğrultuda hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de "yeni" sayılmaktadır.” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Somut olayda, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan sanık hakkındaki İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin (Kapatılan CMK 250. Maddesi ile görevli) 02/07/2012 tarihli ve 2011/63 esas, 2012/71 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, haksız çıkar sağlamak amacıyla örgüt kurup yönetmek suçundan dolayı aynı karar ile mahkumiyetine hükmedilen inceleme dışı sanık ... ...'in neticeten beraatine karar verildiği anlaşılmakla, yargılamanın yenilenmesi talebi olarak ileri sürülen delillerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 318 ilâ 321. maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesini gerektirecek mahiyette olup olmadığının tespiti bakımından, kabule değer görülerek, toplanacak diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, yargılamanın yenilenmesinin kabul veya reddine karar verilmesinin uygun olacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı CMK'nın "Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" başlıklı 311. maddesinin (e) bendinde; “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa” hükmüne yer verilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yargılamanın yenilenmesi konusunun ele alındığı 11.03.2014 tarih ve 2012/3-909 esas ve 2014/121 karar sayılı kararında; “Yeni olay ya da delilin yargılamanın yenilenmesi sebebi olması için aynı zamanda "önemli" de olması gerekmektedir. Diğer bir ifade ile yeni deliller ve olaylar ortaya konulduklarında tek başlarına ya da önceden sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraatini veya daha hafif bir ceza uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmalıdır. Yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olup olmadığı konusunda şekil şartının yerine getirilmesi yeterli olmayıp, ikame olunan olay ve delillerin önceden ileri sürülmeyen ve tamamen yeni nitelik taşıyan yapıda olması ve tek başına veya diğer deliller birlikte incelendiğinde hükümlü lehine değerlendirmeye ve önceki hükmü değiştirmeye mahkemeyi yönlendirecek ciddiyette bulunması gerekmektedir. Bu özelliği taşımayan iddialarla, sırf şekli unsurların yeterliliğinden bahisle yargılamanın yenilenmesinde delil toplamaya ya da bu safha aşılarak duruşmalı incelemeye yönelmek kanun koyucunun amacıyla ve olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesinin yapısıyla uyuşmamaktadır. Diğer bir ifade ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilmesi için kesin hükümden dönülmesini gerektirecek, duruşma açılmasını haklı ve gerekli kılıcak ciddiyette yeni delil ve olayların ortaya konulması zorunludur.” görüşlerine yer verilmiştir. Yargılamanın yenilenmesi kurumu kesin hükme karşı öngörülen olağanüstü yasayolları arasında yer aldığından, bu yola başvurulabilmesi için ortaya konulan gerekçelerin, yeniden yargılamaya başlanmasını gerektirecek nitelik, önem ve ciddiyete sahip olması gerekmektedir. İnceleme konusu somut olayda, sanık hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, akabinde denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemediğinden bahisle kamu davasının düşürülmesine dair karar verildiği ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.12.2019 tarihli ve 2017/5.MD-620 Esas, 2019/704 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, verilen hükmün incelemesinin CMK'nın 231/10. maddesinde öngörülen şartların varlığıyla sınırlı olarak yapılması gerektiği nazara alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 311 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi hükümlerinin uygulanma koşulları bulunmadığı anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca, oybirliğiyle KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla