Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2025/1791 E. , 2025/8189 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/8740 D. İş SUÇ : Hakaret, kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kasten basit yaralama ve hakaret suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2025/1791 E. , 2025/8189 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/8740 D. İş SUÇ : Hakaret, kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kasten basit yaralama ve hakaret suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03.09.2022 tarihli ve 2022/50510 soruşturma, 2022/30944 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Küçükçekmece 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.12.2022 tarihli ve 2022/8740 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.02.2025 gün ve 2025/11236 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, müşteki ...'nın eşinin rahatsızlanarak bayılması neticesinde eşini Kanuni ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil bölümüne getirdiği, hastanın tansiyonu ölçüleceği sırada, müştekinin kötü durumda olan eşinin yanında dururken, şüphelinin müştekiden odadan dışarı çıkmasının istemesi sonrasında, taraflar arasında tartışma yaşandığı, müştekinin dışarıda hasta kayıt bölümünden başka bir sağlık personeli var mı diye sormaya gittiğinde, şüphelinin arkadan gelip müştekiye temas ederek geçmesi üzerine çıkan arbede olayına ilişkin yürütülen soruşturma neticesinde, şüphelinin atılı suçları işlediğine dair müştekinin soyut beyanı dışında, kamu davasını açmaya yeter somut delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair verilmiş ise de, Dosya arasında bulunan, müşteki beyanının kamera kaydı inceleme tutanağı ile uyumlu olduğu, söz konusu inceleme tutanağında müştekinin banko alanındaki görevliler ile bir şeyler konuştuğu esnada şüphelinin arkadan gelerek müştekiye eliyle temas ederek banko alanına geçtiği, bunun üzerine çıkan arbedede şüphelinin iki eliyle müştekinin boynuna yapıştığının ifade edildiği, Küçükçekmece Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 12/08/2022 tarihli raporda, müştekinin olay ile uyumlu boyun bölgesinde yaralanmasının mevcudiyetinin belirlendiği, diğer yandan olay ile ilgili müşteki ...'nın sanık sıfatıyla yargılandığı, Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/10/2022 tarihli ve 2022/584 esas, 2022/615 sayılı karar gerekçesinde kabulün, "...suç tarihinde, sanığın, eşi olan tanık Hamdiye Kırca'nın tansiyonu yükselip bayılması nedeniyle, eşini alıp, Kanuni ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Bölümüne getirdiği, sanığın eşinin, tansiyon ölçümü yapılmasından sonra sarı alana geçilerek tedavisi yapılmak üzere yönlendirildiği, bunun üzerine, sanığın, eşi ile birlikte, tansiyon ölçtürmek için, hemen kayıt alanının arkasındaki odaya yöneldikleri, müştekinin o odada görevli olduğu, sanığın eşi, içeri çağrılınca, sanığın, eşi rahatsız olduğundan, eşinin koluna girerek ve bu şekilde ona destek olarak odaya girdiği ve eşini oturttuğu, bu arada, müştekinin sanığa döndüğü ve biraz da agresif bir tavırla, "dışarı çık, nefesin buraya kadar geliyor" dediği, bunun üzerine, sanığın, biraz geriye, kapı ağzına doğru gelip, müştekiye, "hastamla ilgilen" dediği, bu kez, müştekinin de, sanığın bu şekilde kendisine cevap vermesine kızıp, bu kez, bakmıyorum dediği, bunun üzerine, sanığın, başka bir sağlık personeli bulmak için, odadan çıkıp, kayıt bölümünün bulunduğu bankoya yöneldiği, başka doktor yok mu dediği, bu arada, müştekinin, sanığın arkasından banko iç alanına geçtiği ve geçerken eliyle sanığa temas ettiği, bu temasın ardından sanığın müştekiyi omzundan ittirdiği, müştekinin ise, her iki eliyle sanığın boğazına yapıştığı, sanığın geri çekilmesi üzerine, müştekinin sanığı takip ederek ittirdiği, sanığın arkasını duvara yaslayarak müştekiyi tuttuğu ve peş peşe iki defa müştekiye kafa attığı, sanığın eşinin ve görevlilerin araya girmesiyle tarafların ayrıldıkları..." şeklinde oluştuğu, Bu haliyle, müşteki ifadesi ile bu beyanı doğrular nitelikteki kamera inceleme tutağı, adlî rapor ve tüm dosya kapsamına göre, şüphelinin şikâyet konusu suçları işlediği hususunda mevcut delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte ve yeterlilkte bulunduğu, bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", aynı maddenin 2. fıkrasında "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'', 5271 sayılı Kanun'un 170/2. maddesinde; "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler", aynı Kanun'un 172/1. maddesinde ise; "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinde; “(3) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” hükümleri yer almaktadır. Yukarıda yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, 5271 sayıl Kanun'un “Soruşturma” başlıklı ikinci kitabında, Cumhuriyet savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli mahkemenin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu çerçevede, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen hakimlik, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun'un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Anılan maddeye göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. 5271 sayılı Kanun'un 172/3. maddesinde; “Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi veya bu karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi üzerine, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden soruşturma açılır.” denilmek suretiyle, etkin soruşturma yapılması zorunluluğu vurgulanmıştır. İncelenen dosyada; müşteki beyanının kamera kaydı inceleme tutanağı ve Adli Tıp raporu ile uyumlu olduğu, ayrıca olay ile ilgili olarak müştekinin sanık sıfatıyla yargılandığı, Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/10/2022 tarihli ve 2022/584 esas, 2022/615 sayılı karar gerekçesinde kabulü karşısında, mevcut delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte olduğu ve şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunduğu, bu delillere ve suçun unsurlarına yönelik takdir ve değerlendirmenin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeksizin, merciince itirazın kabulüne karar verilmesi yerine reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Küçükçekmece 2. Sulh Ceza Hakimliği'nin 06.12.2022 tarihli ve 2022/8740 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesine göre, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2025 tarihinde karar verildi.