İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2025/2075 Karar: 2025/9188 Tarih: 2025

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2025/2075 K.2025/9188

4. Ceza Dairesi 2025/2075 E. , 2025/9188 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/276 E., 2022/832 K. SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, göçmen kaçakçılığı, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma, iade Yapılan ön inceleme neticesinde,

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2025/2075 E. , 2025/9188 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/276 E., 2022/832 K. SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, göçmen kaçakçılığı, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma, iade Yapılan ön inceleme neticesinde,

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2025/2075 E. , 2025/9188 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/276 E., 2022/832 K. SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, göçmen kaçakçılığı, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma, iade Yapılan ön inceleme neticesinde, tebliğnamede sanık ... ... hakkında göçmen kaçakçılığı, sanıklar ... ile ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan davalarda hüküm kurulmadığı belirtilmiş ise de, sanık ... ... hakkında atılı suçtan kurulan hükmün öncesinde kesinleştiği, sanıklar ... ile ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararların kesinleştiği, sanıklar ..., ... ile ...'ın ise temyiz istemlerinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: A. Sanık ... Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, Sanık ... Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma ve Resmi Belgede Sahtecilik, Sanık ... ile ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik, Sanık ... Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma Suçlarından Kurulan Hükümlerin Temyizinde Sanık ... ...'in yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 220/2. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmış ve 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem tarihinin 18.10.2012 tarihli savunması olduğu, 28.09.2022 tarihli son karardan önce 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Sanıklar ..., ..., ... ile ...'nın yargılama konusu "resmi belgede sahtecilik ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 204/1 ve 220/2. maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1 ve 67/4. maddeleri gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Açıklanan nedenlerle sanıklar ..., ..., ... ve sanıklar ..., ... ile ... müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Tüm Sanıklar Hakkında Göçmen Kaçakçılığı Suçundan Kurulan Hükümlerin Temyizinde Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, aşağıda belirtilenler dışında başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. "Anayasanın 141, 5271 sayılı Kanun'un 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve herkesi inandıracak, Yargıtay denetimine de imkan verecek biçimde olması gerekir. Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda hukuki nitelendirmenin yapılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak, genel olarak iddianame anlatımının tekrarı biçimindeki kabulle, karara dayanak yapılan deliller ortaya konulup, bu delillerin kabulle ne şekilde ilişkilendirildikleri de açıklanmadan, gerekçesiz bir şekilde hüküm kurulması." biçimindeki Dairemizin 18.11.2020 tarihli bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, sanıkların eylemlerinin hangi deliller ile ilişkilendirildiği kararda açıkça belirtilmeden, sanık savunmalarına neden itibar edilmediği tartışılmadan, dosyada bulunan iletişimin tespiti yoluyla edilen görüşme kayıtlarının hangilerinin, hangi eyleme dair delil niteliğinde kabul edildiği açıkça kararda gösterilmeden, kararın somut delillerle ilişkilendirilerek gerekçelendirilmesi gerekliliğine riayet edilmeden, genel ve soyut ifadeler kullanılarak denetime elverişli olmayan bir biçimde yeniden karar verildiğinin anlaşılması karşısında, 1. 06.09.2009 tarihinde ... ... isimli kişinin Gaziantep ilinden, 18.05.2010 tarihinde ise ... isimli kişinin Bursa ilinden hava yolu ile yasal olmayan yollarla yurt dışına gönderildiklerinin iddia edildiği olaylarda, Dosyadaki delillerin, iletişimin tespiti yolu ile elde edilen telefon konuşmaları, kolluk görevlileri tarafından düzenlenen değerlendirme tutanakları ile sanıkların inkara yönelik savunmaları olduğunun anlaşılması karşısında, ... ... ile ...'in açık kimlik bilgileri tespit edilerek kendilerine ulaşılması halinde, iletişimin tespitine konu olan telefon görüşmelerine dair beyanları alınıp, ülkeden çıkışlarının orjinal pasaportları ile yapılıp yapılmadığının sorulması, ...'in 18.05.2010 tarihinde ülkeden çıkış kaydının olup olmadığının araştırılması, buna ilişkin belgelerin dosya arasına alınması gerektiği, bu kişilere ulaşılamaması halindeyse, sanık ...'in "Sahte pasaportlar Bulgaristan'dan temin edilirdi, yurt dışına gönderilecek kişiler önce vize uygulanmayan ülkelere orjinal pasaportları kullanılarak çıkarılır ardından yabancı devletlere ait sahte pasaportlar kullanılarak kişiler gitmek istedikleri Avrupa ülkesine giderlerdi." biçimindeki savunması ile dosyaya konu edilen bazı eylemlerin, ülkeden yasal yollarla çıkıldıktan sonra sahte olarak oluşturulan yabancı ülkelere ait pasaport ve kimlikler kullanılarak yabancı ülkelere giriş yapılarak gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, başka delillerle doğrulanmayan iletişimin tespiti yolu ile elde edilen konuşma kayıtlarının, suçun işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve cezalandırmaya yeterli delil niteliğinde bulunmaması, 2. 28.02.2010 tarihli eylemde ...'nın, 06.03.2010 tarihli eylemde ise ... ...'un, Öncüpınar Gümrük Kapısından orjinal pasaportlarını kullanarak Suriye ülkesine yasal yollarla geçtiklerinin alınan beyanlar, kolluk görevlileri tarafından düzenlenen tutanaklar ile tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, ülkeden çıkışın yasal yollarla gerçekleşmiş olması nedeniyle suç faillerinin bu eylemlerinin göçmen kaçakçılığı suçunu oluşturmaması, 3. ... ... isimli kişinin yasal olmayan yollarla yurt dışına gönderildiğinin iddia edildiği olayda, Dosyadaki delillerin, 28.01.2010 ve 30.01.2010 tarihli telefon görüşmeleri ile sanıkların savunmaları olduğunun anlaşılması karşısında, ... ... isimli kişinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilerek kendisine ulaşılması halinde, iletişimin tespitine konu olan konuşmalara dair beyanları alınıp, ülkeden çıkışının hangi tarihte ve hangi yolla yapıldığının, yapılmış ise bu çıkışın orjinal pasaport kullanılarak yapılıp yapılmadığının sorulması, çıkışına dair belgelerin dosya arasına alınması, sanık ...'ın ifadesinden anlaşıldığı üzere ... ...'in yurt dışına çıkışı hakkında bilgisi olduğu anlaşılan ... ...'in annesinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilerek kendisine, oğlunun ülkeden ne şekilde çıkış yaptığının, çıkış yaparken orjinal pasaportunu kullanıp kullanmadığının sorulması gerektiği gözetilmedem eksik incelemeyle karar verilmesi, 4. 04.04.2010 tarihinde ... ... isimli kişinin yasal olmayan yollarla İstanbul ilinden hava yolu ile yurt dışına gönderildiğinin iddia edildiği olayda, Dosyadaki delillerin, 04.04.2010 tarihinde yapılan telefon görüşmeleri, yazılı mesajlaşmalar ile sanıkların inkara yönelik savunmaları olduğunun anlaşılması karşısında, ... ... isimli kişinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilerek kendisine ulaşılması halinde, iletişimin tespitine yansıyan 04.04.2010 tarihli telefon konuşmalarına dair beyanları alınıp, ülkeden çıkışının orjinal pasaportu ile yapılıp yapılmadığının sorulması, sanık ... tarafından iletişimin tespiti yoluyla elde edilen konuşmaların kendisine ait olmadığının iddia edilmesi karşısında, bu sanığın ses örnekleri alınarak telefon konuşmalarının sanık ...'e ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınmasının gerektiği, ... ...'ya ulaşılamaması halindeyse, sanık ...'in "Sahte pasaportlar Bulgaristan'dan temin edilirdi, yurt dışına gönderilecek kişiler önce vize uygulanmayan ülkelere orjinal pasaportları kullanılarak çıkarılır ardından yabancı devletlere ait sahte pasaportlar kullanılarak kişiler gitmek istedikleri Avrupa ülkesine giderlerdi." biçimindeki savunması ile dosyaya konu edilen bazı eylemlerin, ülkeden yasal yollarla çıkıldıktan sonra sahte olarak oluşturulan yabancı ülkelere ait pasaport ve kimlikler kullanılarak yabancı ülkelere giriş yapılarak gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, başka delillerle doğrulanmayan iletişimin tespiti yolu ile elde edilen konuşma kayıtlarının, suçun işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve cezalandırmaya yeterli delil niteliğinde bulunmaması, 5. 09.03.2010 tarihinde ... ...'ye ait pasaport fotokopisi, buna göre düzenlenmiş vize belgesi aslı ile bir erkek şahsa ait vesikalık fotoğrafın sanık ... tarafından sanık ...'a teslim edildiği olay ile 05.04.2010 tarihinde sanık ... tarafından sanık ...'a gönderilen ... ... ... ile ... ... adına düzenlenmiş iki adet pasaportun ele geçirildiği olayda, Suç faillerinin, kişileri yasa dışı yollarla ülkeden çıkarmak amacıyla yabancı ülkelere ait sahte pasaport ve kimlik belgeleri düzenleme biçimindeki eylemlerinin, ileride gerçekleştirmeyi amaçladıkları göçmen kaçakçığı suçuna yönelik hazırlık hareketi niteliğinde olabileceği, dosyadaki delil durumuna göre icrai hareketlere başlandığının kabul edilemeyeceği, suç faillerinin teşebbüs aşamasına ulaşmayan bu eylemlerinin atılı suçu oluşturmaması, 6. ... ... ile ... ... ...' isimli kişilerin 06.03.2010 tarihinde Halep'te havaalanında yakalandıklarına dair olayda, Dosyadaki delillerinin, kolluk tarafından düzenlenen değerlendirme tutanağı, suç failleri arasındaki iletişimin tespitine konu edilen telefon görüşmeleri ile sanıkların savunmaları olduğunun anlaşılması karşısında, ... ... ile ... ... ... isimli kişilerin açık kimlik bilgileri tespit edilerek kendilerine ulaşılması halinde, iletişimin tespiti yolu ile elde edilen telefon görüşmelerine dair beyanları alınıp, ülkeden çıkışlarının ne şekilde olduğu, çıkış sırasında orjinal pasaportlarını kullanıp kullanmadıklarının sorulması, bu kişilerin suça konu ülkeden çıkışlarına ilişkin tüm soruşturma evraklarının dosya arasına alınarak ... ... ile ... ... ...'ın, yurt dışına çıkışlarının hangi tarihte ve ne şekilde yapıldığının tespit edilmesi, sanık ...'in, müdafii huzurunda soruşturma aşamasında verdiği savunması, dosyadaki iletişimin tespiti yoluyla elde edilen görüşme kayıtları ile tüm dosya kapsamı ilişkilendirilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle karar verilmesi, 7. 19.02.2010 tarihinde, içinde sanıklar ..., ... ve yurt dışına çıkarılmak istendikleri iddia edien ... ile ... Kısacak'ın olduğu araçta ikişer adet sahte pasaport ile kimlik belgelerinin ele geçirildiği olayda, Dosyadaki delillerin, 20.02.2010 tarihli polis fezlekesi, sanıkların inkara yönelik savunmaları ile iletişimin tespitine konu olan telefon görüşme kayıtları olduğunun anlaşılması karşısında, bu olaya ilişkin tüm soruşturma evraklarının dosya arasına alınması, yakalama anında ... ile ... Kısacak'a ait orjinal pasaportların bu kişilerin üzerinde ele geçirilip geçirilmediğinin araştırılması gerektiği gözetilmeden, sanıkları suçlayıcı nitelikte beyanda bulunmayan ..., ... Kısacak'ın ifadeleri ile inkara yönelik sanıkların savunmalarına neden itibar edilmediği kararda tartışılmadan, eksik incelemeyle karar verilmesi, 8. 07.03.2010 tarihinde ... ile ... ...'ın, İstanbul'dan hava yolu ile Arnavutluk'a yasa dışı yollarla gönderildiklerinin iddia edildiği olayda, Dosyadaki delillerin, suç failleri arasında yapılan telefon görüşmeleri, kolluk tarafından düzenlenen değerlendirme tutanağı ile sanıkların inkara yönelik savunmaları olduğunun anlaşılması karşısında, yurt dışına illegal yollarda gönderildikleri iddia edilen ... ile ... ...'ın açık kimlik bilgilerinin tespit edilerek kendilerine ulaşılması halinde, iletişimin tespitine konu olan 01.03.2010 ila 05.03.2010 tarihleri arasındaki konuşmalara dair beyanları alınıp, ülkeden çıkışlarının orjinal pasaportları kullanılarak yapılıp yapılmadığının sorulması, bu kişilerin o tarihlerde ülkeden çıkış kayıtlarının olup olmadığının araştırılması, ülkeden çıkış kayıtlarının olması halinde buna ilişkin belgelerin dosya arasına alınması gerektiği, bu kişilere ulaşılamaması halindeyse, sanık ...'in "Sahte pasaportlar Bulgaristan'dan temin edilirdi, yurt dışına gönderilecek kişiler önce vize uygulanmayan ülkelere orjinal pasaportları kullanılarak çıkarılır ardından yabancı devletlere ait sahte pasaportlar kullanılarak kişiler gitmek istedikleri Avrupa ülkesine giderlerdi." biçimindeki savunması ile dosyaya konu edilen bazı eylemlerin, ülkeden yasal yollarla çıkıldıktan sonra sahte olarak oluşturulan yabancı ülkelere ait pasaport ve kimlikler kullanılarak yabancı ülkelere giriş yapılarak gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, başka delillerle doğrulanmayan iletişimin tespiti yolu ile elde edilen konuşma kayıtlarının, suçun işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve cezalandırmaya yeterli delil niteliğinde bulunmaması, 9. Sanık ...'nin, iddianameye konu edilen hangi eyleme iştirak ettiği belirtilmeden sanığın örgüt adına ulaşım, bilet temini, gönderilen sahte evrakların alınması, gizlenmesi, ulaştırılması, mağdurlarla bağlantı kurulması vs. biçiminde faaliyetlerde bulunduğu belirtilerek göçmen kaçakçılığı suçunu işlediği ileri sürülmüş ise de, sanığın atılı suçlamayı inkar ederek uzun yıllardır uçak bileti satışı yaptığını söylemesi, iddianamedeki eylemlerle ilgili olarak iletişimin tespitine konu edilebilecek bir görüşme kaydının tespit edilememesi, diğer sanıkların ifadelerinde, sanığı suçlayıcı bir beyanlarının bulunmaması, sanığın, ... ile ... ile uçak bileti kesilmesine dair görüşmeleri dosyada mevcut ise de, bu konuşmalardan sanığın suç işleme kastı ile hareket ederek bilerek ve isteyerek göçmen kaçakçılığı suçuna iştirak ettiği sonucunun çıkarılamaması karşısında, göçmen kaçakçılığı suçunun sanık ... tarafından işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığı halde yerinde olmayan gerekçeyle sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi, 10. Sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve bu amaçla kurulan örgüte üye olma suçundan kurulan hükümlerin bir kısmının açıklanmasının geri bırakılmasına, bir kısmının da zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiş ise de, suçun örgüt kapsamında işlenmesi halinin, 5237 sayılı Kanun'un 79/2. maddesinde cezada artırım nedeni olarak düzenlenmiş ve bu maddenin sanıklar hakkında uygulanma ihtimalinin bulunması karşısında, sanıkların kendilerine isnat edilen eylemlerini örgütsel faaliyet kapsamda gerçekleştirip gerçekleştirmediklerini tespit etmek gerekecektir. 5237 sayılı Kanun'un 220. maddesinde tanımlanan örgütün varlığının kabul edilebilmesi için hiyerarşik ilişki içinde olan en az üç kişiden teşekkül etmesi, örgütün yapısının sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaçlanan belirsiz sayıda suçları işlemeye elverişli bulunması, suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşme ile işbirliği, eylemli paylaşım anlayışı içinde hareket edilmesi ve bu amaçlar doğrultusunda faaliyette bulunup, devamlılık gösterilmesi gerekir. Örgüt niteliği itibarıyla devamlılığı gerektirdiğinden, kişilerin belli bir suçu işlemek veya bir suç işlemek amacı için bir araya gelmesi halinde, örgütten değil iştirak iradesinden söz edilebilecektir. Amaçlanan suçları işlemede kolaylık sağladığı için işlenmesi amaçlanan suçlar açısından hazırlık hareketi niteliğinde olan örgütün içinde yer alan faillerle örgüt arasında, örgütün idaresini kolaylaştıran ve örgütü ayakta tutup iş bölümü, süreklilik, disiplin gibi olguların sağlayıcısı olan hiyerarşik ilişkinin varlığının zorunlu olduğu, faillerin örgütteki konumlarına göre, yönetici veya üye olarak nitelendirilerek, örgütü sevk ve idare eden failin yönetici; örgütün amaçları doğrultusunda hiyerarşik yapısına dahil olan failin ise doğrudan örgüt üyesi olarak kabul edileceği hususu dikkate alındığında, örgüt yöneticisi ya da üyesi oldukları kabul edilen sanıklar arasında devamlılık içeren, kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla bir araya gelip aralarında sıkı veya gevşek hiyerarşik bir bağın bulunduğuna, hiyerarşik yapılanmayı gösteren emir komuta zinciri ile altlık üstlük ilişkisinin varlığına ve adı geçen sanıkların faaliyetleri ile örgütün doğmasına veya üst pozisyonda kollektif faaliyeti kısmen veya tamamen düzenleyip koordine ettiklerine, faaliyetlerini örgütsel boyutta devam ettirdiklerine ilişkin kesin ve inandırıcı kanıtların neler olduğu dosyadaki deliller ile ilişkilendirilerek, görüşme kayıtlarının hangilerinin, hangi ... nedeniyle karara dayanak yapıldığı, sanık ... ile ... önderliğinde yapılandığı kabul edilen iki farklı örgütün hangi göçmen kaçakçılığı ... veya eylemlerini gerçekleştirdikleri, bu eylemlerin nerelerde ve ne şekilde gerçekleştirildiği, yasal olmayan yollarla kimlerin ülke dışına çıkarıldığı, iletişimin tespitine konu olan telefon görüşmeleri dışında hangi delillerin suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna dayanak yapıldığı, telefon görüşme kayıtlarının başka deliller ile doğrulanmadıkça faillerin cezalandırılması açısından tek başına yeterli delil niteliğinde olmadığı hususları da dikkate alınıp, tüm deliller tolanıp ortaya konulduktan sonra sanıkların suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve bu amaçla kurulan örgüte üye olma suçunu işleyip işlemediklerinin tespit edilmesi, suçu işlediklerinin kabulü halinde ise cezalarında cezayı aleyhe değiştirme yasağı da gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 79/2. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 11. Farklı tarihlerde ve farklı kişilere karşı gerçekleştirilen her bir göçmen kaçakçığı eyleminin ayrı bir suçu oluşturacak olması karşısında, sanıkların iştirak ettikleri göçmen kaçakçılığı eylemlerinin kesin ve somut deliller ile ortaya konulması, sanıkların birden fazla göçmen kaçakçılığı eylemine katıldıklarının anlaşılması halinde, her bir eylemleri için ayrı ayrı cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden ve sanıkların hangi eyleme katıldıkları da kararda açıkça belirtilmeden, sanıkların göçmen kaçakçığı suçundan bir kez cezalandırılmalarına karar verilmesi, Kanuna aykırı ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ... müdafiilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanıklar hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla