Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2025/2349 E. , 2025/9411 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4105 E., 2020/399 K. SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz ede
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2025/2349 E. , 2025/9411 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4105 E., 2020/399 K. SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince beraat hükümleri kaldırılarak hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; atılı suçları işlemediğine, sadece katılanların beyanlarına göre hüküm verilmesi nedeniyle hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, katılanların görevleri nedeniyle verdiği beyanların geçerli kanıt sayılmaması gerektiğine, kamera kaydı ve ses kaydının bulunmadığına, bu nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yöneliktir. III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden, Katılanlar ..., ..., ... ile ...'nin aşamalardaki istikrarlı ve uyumlu beyanlarına ve 07.09.2016 tarihli olay tutanağına göre sanığın atılı suçu işlediğine, engel sabıkası ile suçlu kişiliği değerlendirilerek yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığından, 5237 sayılı Kanun'un 50., 51. ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına dair Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken birden fazla suçtan hükümlülüğü içeren ilamdaki hangi cezanın tekerrüre esas alındığı gösterilmemiş ise de, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi gereğince en ağır cezayı içeren hükümlülüğün infaz aşamasında gözetilebileceğinden, mağdur sayısı dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinin tatbiki sırasında artırım oranında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı, Anlaşıldığından, Yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden, 1.Mahkemece kabul edilen oluşa göre, sanığın katılanlara, tehdit yoluyla direndiğinden bahisle mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, sanığın katılanlara yönelik söylediği iddia ve kabul olunan sözlerinin tehdit niteliğinde olmadığı ve görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmadığının gözetilmemesi, 2. Kabule göre de, a. Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini silahlı terör örgütünün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanarak gerçekleştirmesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 265/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, b. Mağdur sayısı dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinin tatbiki sırasında artırım oranında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, c. Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken birden fazla suçtan hükümlülüğü içeren ilamdaki hangi cezanın tekerrüre esas alındığının gösterilmemesi, Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik, Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık bulunmadığından aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde karar verildi.