Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2025/2722 E. , 2025/7959 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/46 E., 2023/367 K. SUÇ TARİHLERİ : 03.07.2014 / 05.01.2015 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde, Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan doğrudan zarar gören şikâyetçi .
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2025/2722 E. , 2025/7959 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/46 E., 2023/367 K. SUÇ TARİHLERİ : 03.07.2014 / 05.01.2015 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde, Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan doğrudan zarar gören şikâyetçi ...'a usulüne uygun davetiye çıkarılmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmuş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 260 /1. maddesi uyarınca hükmü temyiz etme hakkı bulunduğu anlaşılmıştır. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilerek, dosya görüşüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 309/1 ve 312/1. maddeleri gereğince açılan davada İlk Derece Mahkemesince anılan Kanun'un 314/2. maddesi gereğince silahla örgüt suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiş olup, hükümlere yönelik temyiz yolunun açılması sonrasında Yargıtay 16. Ceza Dairesince hüküm bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmiş ve Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sanık hakkında hakaret ve Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Şikayetçi vekilinin temyiz isteğinin; gerekçeli kararın tebliğine kadar dava sürecinden haberdar edilmediklerine, sanığın yargılamaya konu eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 125. ve 299. maddeleri kapsamında ayrıştırılmamaları nedeniyle kararda hukuki eksikliklerin bulunduğuna, sanık hakkında anılan Kanun'un 299. ve 314/2. maddelerinin uygulanması gerektiğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir. 2.Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; müvekkilinin gazeteci ve sanatçı olması nedeniyle çok sayıda takipçisi olan twitter hesabının bulunduğuna, atılı suçları işleme kastının bulunmadığına, hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükümlerin yetersiz gerekçelerle kurulduğuna, müvekkilinin dinlenilme hakkının ihlal edildiğine, sabıkalı geçmişinden bahisle lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, cezasının belirlenmesinde çelişkiye düşüldüğüne, bu nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yöneliktir. III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin Kurum ve Organlarına Aşağılama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden, Suç tarihinin 05.01.2015 yerine 15.07.2017 olarak hatalı yazılmasının mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olduğu belirlenmiştir. Sanığa ait "Twıtter " isimli sosyal paylaşım sitesindeki hesabından yapılan suça konu paylaşıma ilişkin ekran görüntüleri, araştırma ve tespit raporu ile sanığın hesabın kendisine ait olduğuna dair ikrarı karşısında, atılı suçu işlediğine, yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 50., 51. ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına dair Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanığa yükletilen Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, yapılan incelemede isabetsizlik görülmemiştir. B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden, Suçtan zarar görenin, 5271 sayılı Kanun'un 233. ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Nedeniyle karar hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin Kurum ve Organlarını Aşağılama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden, Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 307. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, hükmün, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden, Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafii ile şikayetçi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 307. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,29.04.2025 tarihinde karar verildi.