İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2025/3325 Karar: 2025/8776 Tarih: 2025

Yargıtay 4. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/3325 K.2025/8776)

4. Ceza Dairesi 2025/3325 E. , 2025/8776 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/530 Değişik İş. SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama KARAR : İtirazın kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık hakkında Yerel Mahkeme kararı ile basit yargılama usulü uygulanmak suretiyl

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2025/3325 E. , 2025/8776 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/530 Değişik İş. SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama KARAR : İtirazın kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık hakkında Yerel Mahkeme kararı ile basit yargılama usulü uygulanmak suretiyl

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2025/3325 E. , 2025/8776 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/530 Değişik İş. SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama KARAR : İtirazın kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık hakkında Yerel Mahkeme kararı ile basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, hakaret suçundan beraat, kasten yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilmiş, karara şikayetçi vekili tarafından yapılan itiraz üzerine itirazın değerlendirilmesi için merciye gönderilmiş, yapılan inceleme sonunda itirazın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20/01/2025 tarih ve 94660652-105-34-1961-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11023 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11023 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun'un 252/6. maddesinde yer alan, "Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklindeki düzenleme karşısında, Dosya kapsamına göre, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 17/11/2022 tarihli ve 2022/190268 soruşturma, 2022/74258 esas, 2022/56264 sayılı iddianamenin, İstanbul Anadolu 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/11/2022 tarihli tensip zaptında yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verildiği, müştekiye davetiye tebliğ edilerek 15 gün içerisinde beyanlarını yazılı olarak bildirmesi, bu süre sonunda duruşma yapılmaksızın karar verilebileceği, sanıktan şikayetçi olup olmadığı, davaya katılmak isteyip istemediği hususlarının beyanları ile birlikte mahkemeye bildirilmesinin istendiği, ihtaratın müştekiye 15/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, süresi içerisinde müştekinin yazılı beyanlarını dosyaya sunmadığı, anılan Mahkemece 30/12/2022 tarihinde karar verildiği, müşteki vekilinin vekaletnamesini 01/02/2023 tarihinde dosyaya sunduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun “Kanun yollarına başvurma hakkı” başlıklı 260/1. maddesinde yer alan, "Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." şeklindeki düzenleme ile, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 17/05/2022 tarihli ve 2022/3684 esas, 2022/12501 karar sayılı ilâmında ''Mahkemece yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilerek, müşteki ve vekiline davetiye tebliğ edilerek beyanlarını yazılı olarak 15 gün içerisinde bildirmesi, bu süre sonunda duruşma yapılmaksızın karar verilebileceği, sanıktan şikayetçi olup olmadığı, davaya katılmak isteyip istemediği hususlarının beyanları ile birlikte mahkemeye bildirilmesinin, müşteki vekiline 09/01/2021 müştekiye ise 27/01/2021 tarihlerinde tebliğ edilerek ihtar olunduğu, ancak müşteki ve vekili tarafından dosyaya sunulan yazılı bir beyan olmadığı gibi davaya katılma yönünde de bir talebinin bulunmadığı, bu kapsamda müşteki vekilinin .... itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne ilişkin.......kararında isabet bulunmamaktadır. '' şeklinde belirtildiği üzere, katılma talebinde bulunmayan müşteki ve vekilinin İstanbul Anadolu 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/12/2022 tarihli ve 2022/902 esas, 2022/897 sayılı kararına karşı itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek, mercii Mahkemesince 5271 sayılı Kanunun 252/6. maddesi gereğince itirazın reddine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un "Kanun Yollarına Başvurma Hakkı" başlıklı 260. maddesi; (1) Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanun'a göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır. (2) (Değişik fıkra: 18/06/2014-6545 S.K./73. md) Ağır ceza mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet savcıları, ağır ceza mahkemesinin yargı çevresindeki asliye ceza mahkemelerinin; bölge adliye mahkemesinde bulunan Cumhuriyet savcıları, bölge adliye mahkemelerinin kararlarına karşı kanun yollarına başvurabilirler. (3) Cumhuriyet savcısı, sanık lehine olarak da kanun yollarına başvurabilir.", anılan Kanun'un "İtiraz Usulü ve İnceleme Mercileri " başlıklı 268/1. maddesi; "Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35. maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263. madde hükmü saklıdır." şeklindedir. 5271 sayılı CMK'nın "Basit yargılama usulüne itiraz" başlıklı 252. maddesinin; Madde 252 - (Mülga madde: 02/07/2012-6352 S.K./105.md.) (Yeniden düzenlenen madde: 17/10/2019-7188 S.K./25. md) (1) 251. madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir. (2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223. madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır. (3) Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251. madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251/3. maddesi uyarınca yapılan indirim korunur. (4) İtiraz üzerine verilen hükmün sanık lehine olması hâlinde, bu hususların itiraz etmemiş olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da itiraz etmiş gibi verilen kararlardan yararlanır. (5) İkinci fıkra uyarınca verilen hükümlere karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir. (6) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268/2. maddesi uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklindedir. 5271 sayılı Kanun'da kanun yoluna başvurma hakkı, Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanun'a göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlara, müdafiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişilerin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla avukatlara, şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi ve eşine tanınmıştır. Suçun işlenmesiyle mağdur olan ya da suçtan zarar görenlerin katılma hakkını kullanmaya veya kullanmaya devam etmeye zorlanamayacağı açıktır. Bu itibarla mağdur veya suçtan zarar gören kişi kamu davasına katılmak istemeyebileceği gibi, daha sonra bu hakkını kullanmaktan da vazgeçebilecektir. Nitekim 5271 sayılı Kanun'un 243. maddesinde katılanın vazgeçmesi halinde, katılmanın hükümsüz kalacağı hususu düzenleme altına alınmıştır. İtiraz kanun yolu olağan kanun yollarından olup 5271 sayılı Kanun'un 267 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 267. maddesinde; hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebileceği hüküm altına alınmıştır. İnceleme konusu somut olayda, Mahkemece yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilerek, şikayetçiye beyanlarını yazılı olarak 15 gün içerisinde bildirmesi, bu süre sonunda duruşma yapılmaksızın karar verilebileceği, sanıktan şikâyetçi olup olmadıkları, davaya katılmak isteyip istemedikleri hususlarının beyanları ile birlikte mahkemeye bildirilmesinin tebliğ edilerek ihtar olunduğu, ancak şikâyetçi veya vekili tarafından süresi içinde dosyaya sunulan yazılı bir beyan olmadığı gibi davaya katılma yönünde de bir talebinin bulunmadığı, bu kapsamda şikayetçi vekilinin itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi, Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2023/530 değişik İş. sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Basit yargılama usulüyle hakaretten beraat, kasten yaralamadan mahkûmiyet kurulmuş; müştekiye 15 gün içinde beyan sunması ihtar edilmesine rağmen müşteki süresinde yazılı beyan sunmamış ve davaya katılma talebinde bulunmamıştır. Buna rağmen müşteki vekilinin itirazı merci mahkemesince kabul edilmiştir.

Hukuki İlke: CMK 260/1 ve 252/6 uyarınca basit yargılamada süresinde beyan sunmayan ve katılma talebinde bulunmayan müşteki/vekilinin itiraz (kanun yoluna başvuru) hakkı yoktur; merci bu durumda itirazı reddetmelidir, kabulü hukuka aykırıdır.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma isteminin kabulü ile kanun yararına bozma

Dava Strateji Notu: Basit yargılamada müştekinin itiraz ehliyeti, davetiyeye rağmen süresinde beyan ve katılma talebinde bulunmuş olmasına bağlıdır; sanık müdafii, katılma iradesi göstermemiş müştekinin itirazına dayanan aleyhe kararlarda ehliyet yokluğunu öne sürerek kanun yararına bozma yolunu işletebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla