Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2025/3571 E. , 2025/7308 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1096 E., 2020/241 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 4
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2025/3571 E. , 2025/7308 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1096 E., 2020/241 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 11.02.2025 tarihli ve 2022/8356 Esas, 2025/2362 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.04.2025 tarihli ve 2020/58446 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Kanun’un 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu; "Sanığın iddianame anlatımına konu edilen eylemlerinden 16.05.2016 tarihindeki sosyal medya paylaşımının yanı sıra 21.05.2016 tarihli paylaşımının da hakaret suçunu oluşturması nedeniyle sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığından Özel Daire kararına karşı CMK'nın 308. maddesi uyarınca itiraz yasa yoluna gidilmektedir. 5237 sayılı TCK’nın 299/1. maddesinde “(1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) (Değişik fıkra: 29/06/2005-5377S.K./35.mad) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır. (3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.” hükmüne yer verilmiştir. Maddedeki suçun maddi unsuru, “hakaret” teşkil edecek herhangi bir harekettir. Söz konusu hareketler söz, yazı, resim, işaret veya benzeri vasıtalarla gerçekleştirebilir, ancak; hakaret ve sövme içeren bu eylemlerin Cumhurbaşkanına matufiyeti şarttır. Maddedeki hakaret terimleri 5237 sayılı TCY’nın 125. maddesine göre belirlenecektir. Bu suçla Cumhurbaşkanlığının fonksiyonları değil Cumhurbaşkanının şeref varlığı korunmaktadır. Genel hakaret ve sövme suçlarında olduğu gibi Cumhurbaşkanına hakaret suçunun oluşması için de; onun sosyal değeri konusunda kendisinin veya toplumun sahip olduğu düşünce ve duyguları sarsıcı fiil veya sıfatlar isnat veya izafe edilmelidir. Ne tür hareketlerin şeref ve itibarı ihlal edici olduğu, toplumda hâkim olan ortalama düşünüş ve anlayışa göre belirlenmelidir, bunu tayinde ölçü bireyin özel duyarlılığı değildir, bu itibarla basit bir saygısızlık hakaret ve sövme olarak nitelendirilemez. (Erman S.Hakaret ve Sövme Suçları, S.80 vd.). Sanık 21.05.2016 tarihli sosyal paylaşımında Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanı ...'ın fotoğrafının yanına "PKK'YI YENİDEN HORTLATAN HAİN OĞLU HAİN" yazılı fotoğrafı paylaşarak mağduru bölücü terör örgütünü canlandıran bir vatan haini olarak nitelendirmek suretiyle hakaret etmiştir. Türk Dil Kurumu sözlüğünde hain kelimesi "kutsal sayılan şeylere, kavramlara kötülük eden (kimse).", "zarar vermekten, üzmekten, kötülük etmekten hoşlanan (kimse)" şeklinde tarımlanmıştır. Günlük konuşmalarda halk arasında bir kişinin diğerine "vatan haini" şeklinde bir söz sarf etmesi hiç bir duraksamaya yol açmayacak şekilde hakaret olarak kabul edilmektedir. Sanığın, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Cumhurbaşkanına yönelik olarak vatanına kötülük eden, zarar vermekten, kötülük etmekten hoşlanan anlamına gelen "vatan haini" sıfatını yakıştırması rahatsız edici, kaba söz yada siyasi eleştiri olarak kabul edilemeyecektir. Sanığın16.05.2016 tarihli sosyal medya paylaşımının hakaret niteliğinde olduğu hususu Özel Dairenin kabulünde olup 21.05.2016 tarihli paylaşımıyla birlikte her iki eylem zincirleme şekilde Cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturmaktadır. Bu itibarla sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken belirlenen temel cezanın TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca artırılması isabetli bulunmaktadır. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf isteminin esastan reddine dair Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının onanması yerine bozulması hukuka aykırılık oluşturmaktadır. Açıklanan nedenlerle Yüksek Daire kararına karşı sanık aleyhine 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur. Yüksek Dairece hükmün bozulmasına karar verilmesinin Kanuna aykırı görülmesi nedeniyle hükme ilişkin bozma ilâmının kaldırılmasına ve hükmün onanması" talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Cumhurbaşkanına hakaret suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 299. maddesinde düzenlenmiş, hakaretin tanımı ise aynı yasanın 125. maddesinde yapılmıştır. Bu düzenlemeye göre hakaret; bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırmak olarak tanımlanmıştır. Yargıtay uygulamalarına göre bir eylemin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişmektedir. Kişilere yönelik ağır eleştiri ve veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu olarak değerlendirilmemesi gerekmektedir. Söz ve diğer davranışların hakaret suçunu oluşturabilmesi için açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek ağırlıkta somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın 16.05.2016 tarihindeki paylaşımı dışındaki sözlerinin, muhatabının onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyuta ulaşmayıp, siyasi ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve Cumhurbaşkanına hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR A. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, B. 5271 sayılı Kanun'un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 11.02.2025 tarihli ve 2022/8356 Esas, 2025/2362 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.04.2025 tarihinde karar verildi.