İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2025/5507 Karar: 2025/15359 Tarih: 2025

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2025/5507 K.2025/15359

4. Ceza Dairesi 2025/5507 E. , 2025/15359 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/530 E., 2025/44 K. SUÇ : Göçmen kaçakçılığı KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan mahkumiyetine ilişkin yukarıda tarih ve sayısı

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2025/5507 E. , 2025/15359 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/530 E., 2025/44 K. SUÇ : Göçmen kaçakçılığı KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan mahkumiyetine ilişkin yukarıda tarih ve sayısı

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2025/5507 E. , 2025/15359 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/530 E., 2025/44 K. SUÇ : Göçmen kaçakçılığı KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan mahkumiyetine ilişkin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarih ve 2025/67072 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin; Dosya kapsamına göre, 1- Sanığın ... plakalı ticari taksiyi işlettiği, 06.04.2024 tarihinde sanığın taksi ile Afganistan uyruklu yabancı bir şahsı Kırşehir iline getirdiği ihbarı üzerine Kırşehir İli, ... mevkiinde ekipler tarafından yapılan kontrolde araç içerisinde Afganistan uyruklu göçmen şahsın bulunduğunun ve yapılan kontrolde herhangi bir belgesinin olmadığının tutanak altına alındığı, bu sebeple sanık hakkında göçmen kaçaklığı suçundan açılan kamu davasına ilişkin yapılan yargılama sonunda yazılı şekilde mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmış ise de; Sanığın alınan savunmasında özetle, ... isimli şahsı 5.000,00 Türk lirası karşılığında ... iline götürmek için ... isimli bir şahısla telefon ile görüşerek anlaştığını, ...'nin kendisine ...'un personeli olduğunu söylediğini, Kırşehir girişinde jandarmanın aracı durdurması üzerine şahsın kimliğinin olmadığını ve kaçak olduğunu öğrendiğini ifade etmesi, mağdur ...'nin alınan ifadesinde, Kırşehir iline çobanlık yapmak için gittiğini, sanık taksici ile 5.000,00 Türk lirası bedelle anlaştığını ancak taksiciye para vermediğini, Kırşehir'e ulaşınca paranın ismini bilmediği patronu tarafından verileceğini beyan etmesi karşısında, öncelikle süphelinin ve mağdurun telefonla iletişime geçtiği iddia edilen kişilerin tespit edilebilmesine yönelik olarak ilgili telefon numaralarına ait HTS kayıtlarının ve aralarındaki para alışverişinin tespitine ilişkin olarak banka hesap hareketlerinin temin edilmesi ile tespit edilecek kişilerin beyanlarının alınması, atılı suça ilişkin ne gibi bir hazırlık hareketleri yapıldığının ve şüpheli yönünden gerçekten böyle bir kastın varlığının olup olmadığının araştırılması ile toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre sanığın hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmasında, 2- Kabule göre de, 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesinde yer alan "Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir." şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 79. maddesinde düzenlenen göçmen kaçakçılığı suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanığın istinabe sureti ile başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasında, isabet görülmemiştir. Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Bir Numaralı İsteme Yönelik İncelemede Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.04.2012 gün ve 10/438-141 sayılı kararında belirtildiği üzere, öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CMK’nın 3 09... . maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. (Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2/29-56 sayılı kararı da bu doğrultudadır.) Ceza Genel Kurulunun 25.10.1993 gün ve 260/281 sayılı kararında ise, olaya ilişkin tüm deliller toplanıp, değerlendirilip suçun oluştuğu kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulduğuna göre, delil takdiri yapılarak verilen karar aleyhine, takdirde yanılgıya düşüldüğünden ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle, kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağı belirtilmiştir. İnceleme konusu dosyada; kanun yararına bozma istemine konu edilen husus, sanık hakkında eksik kovuşturma sonucu mahkumiyet kararı verilmesine ilişkindir. Bu itibarla, kanun yararına bozma kurumunun kesinleşmiş hükümlere karşı istisnai durumlarda başvurulabilen kanunyolu olması, temyiz incelemesi sırasında bozma nedeni yapılabilen her türlü nedenin bu yolla denetlenememesi ve mahkemelerin delil takdiri yaparak suçun oluştuğuna dair kanaatlerini ortaya koydukları kararlarında, açık bir hukuka aykırılık bulunmadığı sürece, bu hususların kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı anlaşıldığından, kanun yararın bozma isteminin reddine karar verilmiştir. B. İki numaralı İsteme Yönelik İncelemede Sanığın üzerine atılı göçmen kaçakçılığı suçu için 5237 sayılı Kanun’un 79. maddesinde öngörülen cezanın alt sınırının beş yıl hapis cezası olması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 196/2. maddesi gereği savunmasının yargılamayı yapan Mahkemece bizzat alınması gerektiği dikkate alınmadan istinabe suretiyle alınan savunmasının hükme esas alınması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Bir numaralı kanun yararına bozma istemi ile ilgili Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki şartları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki iki numaralı istem yerinde görüldüğünden kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 3. Sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçuna ilişkin Kırşehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2025 tarihli, 2024/530 E, 2025/44 K. sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 4. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla