İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2025/6744 Karar: 2025/16180 Tarih: 2025

Yargıtay 4. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/6744 K.2025/16180)

4. Ceza Dairesi 2025/6744 E. , 2025/16180 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/230 E., 2021/696 K. SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan cezalandırılmasına ve 5271

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2025/6744 E. , 2025/16180 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/230 E., 2021/696 K. SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan cezalandırılmasına ve 5271

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2025/6744 E. , 2025/16180 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/230 E., 2021/696 K. SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediği gerekçesiyle de kararın açıklanmasına dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27.06.2025 tarih ve 2025/76698 sayılı istem yazısı Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "...Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03/02/2014 tarihli ve 2013/23474 esas, 2014/2417 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince 8 yıl olağan, 12 yıl olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihinin 14/12/2005 olduğu, sanığın savunmasının 29/03/2007 tarihinde alındığı, sanık hakkında verilen 23/10/2008 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 24/12/2008 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 14/08/2011 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 3 yıl 7 ay 20 gün süre ile dava zamanaşımı süresinin durduğu, denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 14/08/2011 tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başladığı ve hükmün açıklandığı 04/06/2021 tarihine kadar kesintisiz işleyerek olağan ve olağanüstü zamanaşımı süresinin tamamlanmış olduğu gözetilmeden, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve zamanaşımı açısından sanık hakkında uygulanması gereken 5237 sayılı Kanun'un 66/1. maddesi; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası; a)Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b)Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl, c)Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d)Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, e)Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle düşer." şeklinde, Anılan Kanun'un 67. maddesi; "(1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur. (2) Bir suçla ilgili olarak; a)Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi, halinde, dava zamanaşımı kesilir. (3)Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. (4)Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." biçiminde düzenlenmiştir. Ayrıca, 5271 sayılı Kanun'un 231/8.(c) maddesinde ise: “Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.” hükmü yer almaktadır. Görüleceği gibi 5237 sayılı Kanun'da bütün suçlar bakımından kesme nedenleri ortak olarak düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un 67/2. maddesinde fıkrasında, suçla ilgili olarak şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, iddianame düzenlenmesi, sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi halinde dava zamanaşımının kesileceği kabul edilmiştir. Dava zamanaşımının durması ise, Kanun'da açıkça sayılan bazı hallerde soruşturma veya kamu davasının yürütülememesinden dolayı, bu halin ortaya çıkmasından, kalkması anına kadar geçen sürede zamanaşımının işlememesini ifade etmektedir. Zamanaşımını durduran nedenlerin varlığı halinde, zamanaşımı süresi en son kesen işlemden itibaren, durdurucu nedenin ortaya çıktığı ana kadar işleyecek, bu engelin kalkmasıyla ... zamanaşımı süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Zamanaşımı süresinin hesaplanmasında ise önceden işleyen süre ile sonradan işleyen süreler birbirine eklenmek suretiyle zamanaşımı süresi belirlenecektir. Anayasa'nın 38. maddesinde dava zamanaşımının kanunilik ilkesi kapsamında olduğu benimsenmiş olup dava zamanaşımını durduran veya kesen nedenlerin kanunda açıkça gösterilmesi gerekir, bu nedenlerin yorum veya kıyas yoluyla genişletilmesi mümkün değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.03.2017 tarihli ve 2015/8-268 Esas ve 2017/124 Karar sayılı, 17.01.2017 tarihli ve 2015/15-536 Esas ve 2017/14 Karar sayılı, 01.03.2016 tarihli ve 2015/3-599 esas ve 2016/99 sayılı kararlarında ayrıntıları açıklandığı üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda dava zamanaşımı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihte durmaya başlayıp, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde yeni suç işlendiği veya denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine aykırı davranıldığı tarihte yeniden işlemeye başlayacaktır. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında 14.12.2005 tarihinde işlenen görevi yaptırmamak için direnme suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, bu kararın 24.12.2008 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 14.08.2011 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle ihbar üzerine hükmün 28.05.2015 tarihinde açıklandığı, açıklanan hükmün Yargıtay 18. Ceza Dairesi tarafından bozulduğu, bozma sonrası sanık hakkında 04.06.2021 tarihinde mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67/4. maddesi uyarınca, önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile yeniden suç işlediği tarih arasındaki durma süresi eklendiğinde, suç tarihinden itibaren 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin karar tarihinden önce gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan Gaziantep 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.06.2021 tarihli ve 2020/230 Esas, 2021/696 Karar sayılı mahkumiyet kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun'un 309/4.d maddesi uyarınca Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan açılan KAMU DAVASININ, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 4. Davanın düşmesi nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Görevi yaptırmamak için direnme suçundan HAGB verilen sanık, denetim süresinde kasıtlı suç işlediği için hüküm açıklanmış ve mahkûm edilmiştir; suç tarihi 2005, HAGB kesinleşmesi 2008, yeni suç 2011'dir.

Hukuki İlke: HAGB'de CMK 231/8 uyarınca denetim süresince dava zamanaşımı durur; durma HAGB kararının kesinleştiği tarihte başlar, denetim süresinde işlenen yeni suç tarihinde yeniden işlemeye başlar. TCK 66/1-e ve 67/4'e göre önceki ve sonraki süreler eklenerek olağanüstü zamanaşımı hesaplanır ve dolmuşsa dava düşürülmelidir.

Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma (kabul; CMK 309/4-d ile kamu davasının düşmesine karar verildi)

Dava Strateji Notu: HAGB'li dosyalarda zamanaşımını hesaplarken durma süresini (kesinleşme–yeni suç arası) mekanik biçimde hesaplayın; olağanüstü zamanaşımı dolmuşsa mahkumiyet yerine düşme istenebilir ve bu, kanun yararına bozma ile geçmişe dönük dahi elde edilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla