Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2025/7504 E. , 2025/13937 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/491 E., 2022/769 K. SUÇ: ... hakaret HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ: Onama İTİRAZA KONU KARAR: Bozma Dairemizin, 17.02.2025 tarihli ve 2022/14294 Esas, 2025/2839 Karar sayılı kararına karşı Y
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2025/7504 E. , 2025/13937 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/491 E., 2022/769 K. SUÇ: ... hakaret HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ: Onama İTİRAZA KONU KARAR: Bozma Dairemizin, 17.02.2025 tarihli ve 2022/14294 Esas, 2025/2839 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli ve KD/4-2022/92331 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanığın, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ... yönelik olarak, 20/12/2014 günü ...isimli gruba üye 170 kişilik grubun toplanarak düzenledikleri yürüyüş sırasında "hem hırsız hem katil ..." ve "hem katil ..." şeklinde attığı sloganın, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olup hakaret suçunu oluşturacağından bahisle bozma ilamının kaldırılmasına ve sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE ... hakaret suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 299 uncu maddesinde düzenlenmiş, hakaretin tanımı ise aynı yasanın 125 inci maddesinde yapılmıştır. Bu düzenlemeye göre hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Doğal haklardan kabul edilmiş ifade hürriyeti çoğulcu demokrasilerde vazgeçilemez ve devredilemez bir niteliğe sahiptir. Düşünce hürriyeti insanın özgürce fikirler edinebilme, edindiği fikirleri ve kanaatlerinden dolayı kınamaya tabi tutulmama ve düşüncelerini meşru yöntemlerle dışarı vurabilme özgürlüğüdür. Demokrasinin olmazsa olmaz şartlarından olan ifade hürriyeti bir çok hak ve özgürlüğün temelidir. Bu özelliğinden dolayı ifade hürriyeti bir çok uluslararası belgeye konu olmuş ve Anayasa'da da ayrıntılı düzenlemelere tabii tutulmuştur. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında "Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir." denilmektedir. Öte yandan kendilerine belirli idari yetkiler verilmiş görevlilerin, sözlerine ve eylemlerine getirilen eleştirilere daha fazla hoşgörü göstermeleri gerektiği AİHM içtihatlarında kabul edilmektedir. AİHM, kamu görevlilerine karşı yapılmış hakaret içerikli ifadelerle ilgili bir başvuruda, başvuruya konu sözlerin, kamuoyunun söz konusu görevlinin performansına duyduğu güveni ortadan kaldırmaya yönelik gerçek bir tehlike meydana getirip getirmediğini incelemektedir. Eon/Fransa davasında AİHM, bir siyasî eylemcinin, 2008 yılında Fransa ...‘nın ziyareti sırasında, ... korteji geçmek üzereyken, üzerinde “Defol git, salak herif” yazılı bir pankart açarak Fransa ...’na hakaret etmekten hüküm giymesini incelemiştir. AİHM, bu içtihadında yerginin, pek çok kez, özünde var olan abartma ve saptırma vasıfları yoluyla, doğal olarak kışkırtmayı ve galeyana getirmeyi amaçlayan bir sanatsal ifade ve toplumsal eleştiri biçimi olduğunu belirttikten sonra, ceza verilmesinin, güncel konular hakkında yergi niteliğinde ortaya konulan ifade biçimleri üzerinde bir soğutma etkisi yapmasının mümkün olduğu ifade edilmiştir. Bu tür ifade biçimlerinin kendisi, kamu menfaatini ilgilendiren sorunların serbestçe tartışılmasında oldukça önemli bir rol oynayabilmektedir ki; serbest tartışma olmadan demokratik toplum mümkün olamaz (Eon/Fransa, 26118/10, 14.03.2013) Anayasa Mahkemesi 07.02.2019 tarih, 2014/18780 başvuru numaralı (... ve diğerleri başvurusu) kararında, başvuru konusu olaydaki kalıplaşmış sloganların tekrarından ibaret sloganlar kitlesel eylemler yapan bazı grupların kolluk güçleri ile karşılaştıkları durumlarda sıkça kullanılmaktadır. Bu bağlamda "Katil polis hesap verecek." şeklindeki sloganın genel nitelikli olduğu değerlendirilmiş ve başvuru konusu olayda görev yapan polislerin kişisel şeref ve itibarına yönelik olmadığı kabul edilmiştir. Yargılamaya konu somut olayda; suç tarihinde ...isimli gruba üye 170 kişilik grubun toplanarak Cumhuriyet Meydanı'nda bulunan ... Otel'de ... Milletvekili ... ile ... Genel Başkanı ...'un katılımıyla düzenlenecek olan foruma katılmak üzere yürüyüş düzenledikleri sırada grup içerisinde bulunan sanığın söylediği tespit edilen slogan niteliğindeki sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici ve sarsıcı ağır eleştiri niteliğindedir.Aksi düşünülecek olursa, suçla korunmak istenen değer ölçüsüz bir şekilde genişleyecek ve ifade özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum anlamına gelebilecektir. Bu itibarla somut olayda hakaret suçunun unsurları itibarıyla oluşmaması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Dairemizin, 17.02.2025 tarihli ve 2022/14294 Esas, 2025/2839 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, sanığın söylediği sözlerin hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığı noktasındadır. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda; sanığın olay tarihinde Samsun İli, ... İlçesinde ...isimli gruba üye kişilerin katılımıyla düzenlenen yürüyüşe katıldığı ve yürüyüş esnasında "hem hırsız hem katil ..." ve "hem katil ..." şeklinde yüksek sesle slogan attığı, sanık tarafından söylenen bu sözlerin ... şeref, onur ve saygınlığını rencide edici boyutta olduğu; Anayasa Mahkemesinin 07.02.2019 tarih ve 2014/... başvuru sayılı kararında "katil polis" şeklinde söylenen slogan niteliğindeki sözlerin suç teşkil etmeyeceği belirtilmişse de, bu kararda da açıklandığı gibi bu sözler genel nitelikte ve polisin müdahalesi üzerine söylenen sözler olup incelemeye konu bu dosyada ise; sanığın sarf ettiği sözlerin doğrudan ... kastederek şahsına yönelik ve söz konusu AYM kararında belirtilen şekilde genel bir ifade niteliğinde olmadığı dikkate alındığında, tahkir kastı ile hareket ettiği kanaatine varılmış olup, sanığın üzerine atılı hakaret suçunun oluştuğu düşüncesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulü yerine reddi yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz.