KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2025/8948 E., 2026/839 K.
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/1955 E., 2024/2254 K
- Suç
- Cumhurbaşkanına hakaret
- Hüküm
- Temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
135 kelime·1 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde.
Sanığın yokluğunda kurulup 23.12.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen asıl hükme karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. maddesinde belirlenen iki haftalık kanuni süre geçtikten sonra 15.01.2025 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Mersin 15. Asliye Ceza Mahkemesine,
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan ilk derece mahkemesince hüküm kurulmuş, hüküm sanığın yokluğunda verilerek 23.12.2024 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmiştir. Sanık, iki haftalık kanuni temyiz süresi geçtikten sonra 15.01.2025 tarihinde temyiz isteminde bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesi ek kararla temyiz istemini reddetmiştir. Uyuşmazlık, süresinden sonra yapılan temyiz başvurusunun akıbetine ilişkindir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: CMK 291/1 maddesi uyarınca temyiz istemi, hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılmalıdır; bu süre geçtikten sonra yapılan başvuru üzerine hükmü temyiz olunan mahkeme CMK 296/2 maddesi gereği temyiz istemini reddeder. Süre koşulu re'sen gözetilen usulî bir dava şartıdır ve süresinde yapılmayan başvuru esastan incelenmez.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin süresinde olmaması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı onanmış, temyiz istemi reddedilmiştir.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Yokluğunda hüküm kurulan sanıklarda tebliğ tarihi ile iki haftalık sürenin titizlikle takibi zorunludur; süre kaçırıldığında esasa ilişkin en güçlü temyiz sebepleri dahi incelenmeden reddedilir. Tebligatın usulüne uygunluğu tartışmalı ise, süre itirazından önce tebligatın geçersizliği ayrı bir eksen olarak ileri sürülmelidir.