KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2025/9156 E., 2026/4372 K.
- Karar tarihi
- 2 Mart 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2024/1368 E. 2025/127 K
- Suç
- Göçmen kaçakçılığı
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Detayı
391 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; beraat eden sanığın kendisini vekil ile temsil ettirmesi ve baroca atanan avukatların da özel vekaletnameli vekil gibi vekalet ücreti alması nedeniyle sanık lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken hükmedilmemesinden bahisle verilen kararın bozulması talebine ilişkin olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde yer verilen. “Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.
Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini zorunlu müdafii ile temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti tayin olunması gerektiği gözetilmemiş, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin kararı vekalet ücreti yönünden hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-h maddesi uyarınca hüküm fıkrasına.
“Sanık ... kendisini 5271 sayılı Kanun gereğince görevlendirilen zorunlu müdafii ile temsil ettirdiğinden, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesi gereği, kovuşturma için ödenmesi gereken 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinden Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen 3.930,00 TL ücretin mahsubu ile bakiye kalan 13.970,00 TL vekalet ücretinin Hazine'den alınıp sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak,
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan ilk derece mahkemesince beraat kararı verilmiş, bölge adliye mahkemesi vekâlet ücreti yönünden istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Sanık kendisini zorunlu (baroca atanan) müdafi ile temsil ettirmiş, ancak lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesi uyarınca beraat eden ve vekil/müdafi ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir; sanığın CMK gereği görevlendirilen zorunlu müdafii bulunması halinde bu ücret, Hazineden ödenen müdafi ücretinin mahsubu suretiyle uygulanır. Zorunlu müdafi ile temsil edilen beraat eden sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırıdır ve yeniden yargılama gerektirmeden düzeltilebilir.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Bölge adliye mahkemesi kararının bozularak, mahsuplu vekâlet ücretine hükmedilmek suretiyle hükmün düzeltilerek onanması (CMK 303/1-h).
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Beraat eden ve zorunlu müdafi ile temsil edilen sanık lehine dahi AAÜT 14/4 uyarınca (ödenen müdafi ücreti mahsup edilerek) vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği, çoğu kez gözden kaçan bir husustur ve temyizde mutlaka ileri sürülmelidir. Bu kalem, beraatle sonuçlanan dosyalarda müvekkil lehine somut bir maddi hak sağlar.