Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2026/1482 E. , 2026/4514 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/873 değişik iş sayılı SUÇ : Hakaret Sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 125/1-2, 125/4 ve 62/1. maddeleri gereğince 1.740,00 Tür
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2026/1482 E. , 2026/4514 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/873 değişik iş sayılı SUÇ : Hakaret Sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 125/1-2, 125/4 ve 62/1. maddeleri gereğince 1.740,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına dair İstanbul Anadolu 38.Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2024 tarihli ve 2023/1002 Esas, 2024/779 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.08.2024 tarihli ve 2022/873 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2026 gün ve 2026/466 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Kanun'un 73/4. maddesinde yer alan "Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz" ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesinde yer alan "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir" şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Somut olayda, İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2024 tarihli kararından sonra katılan vekilinin 30.04.2024 tarihli dilekçesi ile sanık hakkında şikayetinden vazgeçtiklerinin beyan edildiği, sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikayete bağlı olduğu, sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul etmediğine dair bir beyanının bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında takibi şikayete bağlı taksirle yaralama suçundan düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5237 sayılı Kanun'un 131/1. maddesinde “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır." hükmüne yer verildiği, Aynı Kanun'un 73/4. maddesinde ise, “Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür." hükmü düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinde de, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı yada soruşturma yada kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir." hükmü yer almaktadır. İncelenen somut olayda; Her ne kadar hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı açıklandığında, olağan yasa yoluyla denetime tabi olacak ise de, 18.06.2014 tarihli, 6545 sayılı Kanun ile CMK'nın 231/8. maddesinde yapılan değişiklik sonrası sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel teşkil etmesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarih, 2014/15-587 Esasa, 2018/151 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere açık hukuka aykırılık içeren hallerin kanun yararına bozma yoluyla da denetlenmesinin AİHS'nin 6. maddesiyle güvence altına alınan adil yargılama ilkesinin de gereği olarak kanun yararına bozma konusu yapılabileceği Dairemizce kabul edilerek yapılan incelemede, Mağdurun vekili aracılığıyla 26.04.20 24... .04.2024 tarihli dilekçeler ile şikayetinden vazgeçtiği, anlaşılmıştır. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.10.2020 tarih ve 2018/18-589 Esas, 2020/421 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 73/6. maddesine göre kanunda aksi yazılı olmadıkça şikâyetten vazgeçmenin bunu kabul etmeyen sanığı etkilemeyeceğinin düzenlenmiş olması ve anılan Kanun hükmünün amacının yargılama sonucunda beraat etme ihtimali bulunan sanık hakkında yargılamaya devam olunarak suçun sabit olmaması hâlinde sanığın beraatine, sabit olduğunun anlaşılması durumunda ise cezalandırma zorunluluğu ortadan kalktığı için davanın düşmesine karar verilmesini gerektirmesi karşısında, her ne kadar sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediğine ilişkin bir beyanı yok ise de yargılama sonucu sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olması nedeniyle mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleşerek kanun yararına bozma talebiyle incelendiği dolayısıyla beraat etme ihtimalinin bulunmadığı, ancak 5237 sayılı Kanun'un 73/4. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca, kovuşturma şartının ortadan kalkması ve bir düşme sebebi bulunduğundan davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Sanık hakkında hakaret suçuna ilişkin İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.08.2024 tarihli ve 2022/873 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca karardaki hukuka aykırılık, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; "Sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının, 5237 sayılı Kanun'un 73/4. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, Sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının düşmesi nedeniyle bu suç için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına," Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle hakaret suçundan sanık hakkında HAGB kararı verilmiş; kararın açıklanmasından sonra katılan vekili dilekçeyle şikayetten vazgeçmiştir. Sanığın vazgeçmeyi kabul etmediğine dair bir beyanı bulunmamaktadır.
Hukuki İlke: Hakaret suçu (kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç) şikayete bağlıdır; hüküm kesinleşmeden önce şikayetten vazgeçilmiş ve sanığın vazgeçmeyi kabul etmediğine dair beyanı yoksa, yargılama sonucu mahkumiyet sabit olduğundan beraat ihtimali bulunmadığından kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle davanın düşmesine karar verilmelidir (TCK 73/4, CMK 223/8).
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma (kabul) ve Yargıtayca düşme kararı (CMK 309/4-d)
Dava Strateji Notu: HAGB sonrası şikayete bağlı suçta katılan vazgeçerse düşme sağlanabilir; sanığın beraat şansı yoksa vazgeçmeyi kabul etmesi lehinedir çünkü düşme mahkumiyetten daha avantajlıdır. Kesinleşmiş dosyada dahi KYB yolu açıktır.