İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2025/12343 Karar: 2026/2207 Tarih: 2026

Yargıtay 4. Ceza Dairesi — Taksirle Öldürme Kararı (E.2025/12343 K.2026/2207)

4. Ceza Dairesi 2025/12343 E. , 2026/2207 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/956 E., 2024/752 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizin 21.04.2025 tarihli ve 2024/6437 Esas, 2025/7272 Karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2025/12343 E. , 2026/2207 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/956 E., 2024/752 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizin 21.04.2025 tarihli ve 2024/6437 Esas, 2025/7272 Karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2025/12343 E. , 2026/2207 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/956 E., 2024/752 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizin 21.04.2025 tarihli ve 2024/6437 Esas, 2025/7272 Karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.11.2025 tarihli ve 2025/99217 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Kanun'un 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ ''İmar kirliliğine neden olma suçuyla imar mevzuatıyla belirlenen usul ve esaslara aykırı olarak inşa edilen binaların suç kapsamında olduğu kabul edilerek her türlü ruhsatsız yada ruhsata aykırı olarak yapılan inşaatların çevrede görüntü kirliliği oluşturmaması ve çarpık ve düzensiz bir kentleşmenin önüne geçilmesi amacıyla eylemlerin müeyyide altına alınmış olması, sanık müdafi tarafından dosyaya sunulan dava konusu yapı ili ilgili olarak Sakarya 2. İdare Mahkemesinin 10.10.2024 tarihli kararında, ruhsatsız durumda bulunan konut niteliğindeki yapının bulunduğu yerde yürürlükte olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planına göre ruhsatsız durumdaki konutun ruhsata bağlanma imkanı da bulunduğunun bildirilmiş olması, sabıkasız olup polis memuru olarak görev yapan ve suça konu taşınmazın bulunduğu yer nüfusuna kayıtlı sanığın ihtiyacı için tarla vasfındaki taşınmazına konut yaptığının anlaşılması karşısında; Bölge Adliye Mahkemesince belirtilen "birinci derecede deprem bölgesi olan bir bölgede iki katlı bina yapmış olması" şeklindeki gerekçelerin oluşa ve dosya kapsamına uygun olmadığı, sanığa atılı suçun işleniş biçiminin benzer olaylar ile de karşılaştırıldığında bir vehamet göstermediği gibi temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesini gerektirecek bir özellik de arz etmediği, bu hâliyle eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde teşdidi gerektirir bir neden bulunmadığı, dikkate alındığında; Bölge Adiliye Mahkemesince TCK'nın 184/1. maddesi gereğince bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektiren suçta 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak tayin olunan temel cezanın dosya içeriğine uygun, adalet, hak ve nasafet kuralları ve orantılılık ilkesiyle bağdaşacak şekilde belirlenmediğine ve gösterilen gerekçelerin dosya kapsamı ile uyumlu, yasal ve yeterli olmadığına'' ilişkindir. II. GEREKÇE 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinde "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki düzenleme bulunmaktadır. Aynı Kanun'un '' Cezanın belirlenmesi'' başlıklı 61. maddesine göre ise; Hakim, somut olayda; a) Suçun işleniş biçimini, b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları, c) Suçun işlendiği zaman ve yeri, d) Suçun konusunun önem ve değerini, e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını, g) Failin güttüğü amaç ve saiki, Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler. Somut olayda; sanığın imara aykırı şekilde yaptığı binanın niteliği, yeri ile suç konusunun önem ve değeri dikkate alınarak Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenen ceza miktarının isabetli bulunması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Dairemizin 21.04.2025 tarihli ve 2024/6437 Esas, 2025/7272 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, yerinde görülmeyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE, 2.6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 308/3. maddesi gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,Oy çokluğuyla, 02.02.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince TCK’nın 184/1, 62, 50/1-a, 52/2, 52/4. maddeleri uyarınca verilen 6000 TL adli para cezasının Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak TCK’nın 184/1, 62, 53. maddeleri uyarınca verilen 2 yıl 1 ay hapis cezası ve hak yoksunluğuna dair kararın ONANMASI’na yönelik Dairemizin kararına, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin karara; 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ilgili kanun maddesindeki alt ve üst sınırlar arasında takdir hakkı kullanılırken makul bir oranda teşdit uygulanarak temel cezanın belirlenmesi yerine, alt sınırdan ayrılarak belirlenmesi suretiyle aynı Kanun'un üçüncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen orantılılık ilkesi ile hak ve nesafet kurallarına muhalefet edilmesi Hukuka aykırı olduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazının kabulüyle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASI gerektiği düşüncesiyle katılmıyorum.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Polis memuru olan sanık, tarla vasfındaki taşınmazına ruhsatsız iki katlı konut yapmış; imar kirliliğine neden olma suçundan Bölge Adliye Mahkemesi temel cezayı alt sınırdan uzaklaşarak (2 yıl 6 ay/2 yıl 1 ay hapis) belirlemiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu teşdidin orantısız olduğunu ileri sürerek Daire kararına itiraz etmiştir.

Hukuki İlke: TCK 61. maddesi uyarınca temel ceza, suçun işleniş biçimi, konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar/tehlikenin ağırlığı gibi ölçütler değerlendirilerek belirlenir; imara aykırı yapının niteliği ve yeri dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması TCK 3'teki orantılılık ilkesine aykırı görülmemiştir. (Karşı oyda teşdidin orantısız ve gerekçesiz olduğu belirtilmiştir.)

Uygulama Sonucu: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddi (oy çokluğuyla; dosya Ceza Genel Kuruluna gönderildi)

Dava Strateji Notu: İmar kirliliği suçunda temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılmasına karşı, yapının niteliği ve konumunun teşdidi haklı kılıp kılmadığı ile TCK 61'deki ölçütlerin gerekçede somutlaştırılıp somutlaştırılmadığı tartışılabilir; itiraz reddedilse de karşı oy ve CGK'ya gönderilmesi konunun ihtilaflı olduğunu gösterir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla