Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2026/2196 E. , 2026/5200 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1233 E. 2022/1151 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2026/2196 E. , 2026/5200 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1233 E. 2022/1151 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; tarafına delillerin okunmadığına, diyeceklerinin sorulmadığına, şikayetçilerin beyanlarının doğru olmadığına, çelişkili olduğuna, olay tutanağını kabul etmediğine, darp edildiğine tanığının dinlenilmediğine, kararın bozulmasına yöneliktir. III. GEREKÇE Sanığın 04.08.2023 tarihinde temyiz nedenlerini sunması nedeniyle Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir. Sanık ile aralarında dosyaya yansıyan husumet bulunmayan katılanların aşamalarda değişmeyen beyanları, takipsizlik kararı ve tüm dosya kapsamından, sanığın mahkumiyetine, yasal koşulları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanığın temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak, Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesi ile 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 14. maddesi uyarınca vekalet ücretinin idareye ödenmesine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi gereği, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin kısmından "katılanlara verilmesine" ibaresi çıkartılıp yerine "Sağlık Bakanlığı'na verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,12.03.2026 tarihinde karar verildi.