KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/10120 E., 2010/6087 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 12/10/2006 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 08/04/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile bir kısım davalılar vekili ... taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Tarafların diğer temyiz itirazına gelince; dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yere mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı ile davalılardan ..., S. ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz olunmuştur.
26.06.2004 günü yürürlüğe giren ve eldeki davada da göz önünde tutulması gereken 5187 sayılı Basın Yasası'nın 13. maddesi gereğince "Basılmış eserler yoluyla işlenen fiillerden doğan maddî ve manevî zararlardan dolayı süreli yayınlarda, eser sahibi ile yayın sahibi ve varsa temsilcisi, süresiz yayınlarda ise eser sahibi ile yayımcı, yayımcının belli olmaması halinde ise basımcı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Bu hüküm, süreli veya süreli olmayan yayınlarda yayın sahibi, marka veya lisans sahibi, kiralayan, işleten veya herhangi bir sıfatla yayımlayan, yayımcı gibi hareket eden gerçek veya tüzel kişiler hakkında da uygulanır. Tüzel kişi şirketse, anonim şirketlerde yönetim kurulu başkanı, diğer şirketlerde en üst yönetici, şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Zararı doğuran fiilin işlenmesinden sonra yayının her ne surette olursa olsun devredilmesi, başka bir yayınla birleştirilmesi veya sahibi olan gerçek veya tüzel kişinin herhangi bir surette değişmesi halinde, yayını devir alan, birleşen ve her ne surette olursa olsun yayın sahibi gibi hareket eden gerçek ve tüzel kişiler ve anonim şirketlerde yönetim kurulu başkanı, diğer şirketlerde üst yönetici, bu fiil nedeniyle hükmedilecek tazminattan birinci ve ikinci fıkrada sayılanlarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur."
Yukarıda gösterilen Yasa gereğince, dava konusu yayın nedeniyle hukuki sorumlulukları bulunmayan davalılardan S. ..., ..., ..., ..., ... haklarındaki istem husumet yönünden reddedilerek yararlarına, karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesi gereğince, ayrı avukatlık ücreti takdir edilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/10120, K. 2010/6087, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama