KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/10141 E., 2010/7540 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Madencilik İnş. Nak. Tic. Ltd. Şti. aleyhine 07/02/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın reddine dair verilen 02/06/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 22/06/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davalı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, köy yolları ile su kanallarına verilen zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı köy muhtarlığı; davalının, köy yolu olarak kullanılan yollardan demir madeni taşımacılığı yaptığını, yüklü kamyonların yollara ve yol altından geçen kanallara zarar verdiğini ileri sürerek tazminat istemiştir. Dava konusu taşınmazlara verilecek zararın davalı şirket tarafından karşılanacağı yönünde taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 21.04.2005 günlü tutanağa (protokole) göre davacının husumet ehliyeti bulunduğu kabul edilmiştir.
Yerel mahkemece açıklanan bu olgu gözetilerek, işin esası hakkında inceleme yapılıp zarar kapsamı belirlendikten sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/10141, K. 2010/7540, 22 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama