KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/10334 E., 2010/5569 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve ... tarafından, davalı ... aleyhine 18/11/2002 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 16/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, davacıların kızına karşı yapılan cinsel sömürü (istismar) nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacıların 14 yaşındaki kızı ...'nın, kendi isteğiyle davalı ile cinsel ilişkiye girdiği, olayın öğrenilmesi üzerine ceza mahkemesinde “15 yaşından küçük çocuğun ırzına geçmek, kızlık bozmak ve rızası ile alıkoymak” suçlarından yargılanan davalının cezalandırılmasına karar verildiği; davalı ile evlenme olasılığı bulunan ...'nın yaş düzeltme davası açarak yaşını büyüten davacıların şikayetlerinden vazgeçmeleri nedeniyle, davalı hakkında açılan ceza davasının şikayet yokluğu nedeni ile düşürüldüğü anlaşılmaktadır. Davacılar, evliliğin gerçekleşmediğini, olayın kendilerini küçük düşürdüğünü belirterek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemişlerdir.
Davacıların küçük kızı ... ile davalı arasında gerçekleşen isteğe bağlı cinsel ilişki, olay gününde ...'nın küçük olması nedeniyle, davalı yönünden suç oluşturur. Davacılar ceza mahkemesinde, evliliğin gerçekleşmeyeceği anlaşılınca şikayetçi olmaya devam etmişlerse de dava Ceza Muhakemesi Yasası'nda yer alan düzenlemeler gereğince ceza davası düşürülmüştür. Olay gününde 14 yaşında bulunan davacıların kızı ile cinsel ilişkiye giren davalının eyleminin, davacı anne ve babanın kişilik haklarına saldırı oluşturacağı benimsenerek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulması gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacılar yararına uygun tutarlarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/10334, K. 2010/5569, 6 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama