KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/10368 E., 2010/6071 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 15/05/2006 gününde verilen dilekçe ile icra müdürünün hatası nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, icra memurunun hatası nedeniyle uğranılan maddi zararın, İcra ve İflas Yasası'nın 5. maddesi uyarınca, ödetilmesi isteğine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacının alacaklı olduğu icra takip dosyasında, borçluya ait otomobil üzerine konulan haciz davacı alacaklının istemi üzerine 16.6.2004 günü kaldırılmıştır. Daha sonra 8.9.2004 gününde aynı araç üzerine yeniden haciz uygulanmış ve bu haciz davacı alacaklının isteği olmadan, 13.10.2004 günü, icra memuru tarafından kaldırılmıştır. Davacı, isteği ve bilgisi dışında haczin kaldırılmış olması nedeniyle aracın başkasına satıldığını ve bu yüzden alacağını alamadığını ileri sürerek, davalının maddi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Dava konusu edilen hacizli araç, borçlu tarafından 16.8.2004 günlü noter satış sözleşmesi ile üçüncü kişiye satılmıştır. Bu resmi satış tarihi araç üzerindeki ilk haczin kaldırıldığı 16.6.2004 gününden sonra ve yeniden haciz konulduğu 8.9.2004 gününden ise önce olup resmi satışın yapıldığı tarihte araç üzerinde haciz bulunmamaktadır.
Geçerli bir haczin bulunmadığı dönemde yapılan satış ile borçlunun araç üzerindeki mülkiyet hakkı sona ermiş olacağından bundan sonraki bir günde o araç üzerine, aynı borç nedeniyle, uygulanacak haciz hukuki sonuç yaratmaz. Böyle bir haciz kararının alacaklının isteği olmadan icra memurunca kaldırılmış olması doğru değil ise de, yanlış işlem gününde davacı yararına hukuki sonuç doğurmaya elverişli bir haciz işlemi bulunmadığından, zararın bu eylemden kaynaklandığı kabul edilemez. Bu durumda, ortaya çıkan zarar ile icra memurunun kusuru arasında uygun nedensellik bağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, davalının tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/10368, K. 2010/6071, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama