İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2009/10738 K.2010/5416

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/03/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 30/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili…

Esas2009/10738Karar2010/5416Tarih5 Mayıs 2010Okuma4 dk · 772 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2009/10738 E., 2010/5416 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Mayıs 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

772 kelime·4 dk okuma·3 bölüm

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/03/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 30/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 05/05/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

(M) (M)

HARÇ

17,15 TL. OH. 15,60 TL. PH. 1,55 TL.TGH.

KARŞI OY YAZISI

Dava, görsel yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hükmü, davacı temyiz etmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Televizyonunda 08.02.2009 tarihinde yayımlanan “Ankara Rüzgarı” isimli programda, davalı ... ile dava dışı ... arasında diyalog şeklinde geçen konuşmada, davalı ...’ın “ulan sen kimsin, ne yapacaksın orada, dövecek misin adamı, 86 yaşındaki adamı orada dövecek misin ? sonra kim alkışlayacak seni ? ya ... bak ya” şeklindeki ifadelerle Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Başbakanı ve Ak Parti Genel Başkanı davacı ... ...’a düşünce açıklama kapsamında değerlendirilemeyecek ve eleştiri sınırlarını aşacak şekilde

yakışıksız, kaba, argo bir üslupla “ulan” biçiminde hitap etmesi, utanmaz, rezil, gülünç anlamında “kepaze” demek suretiyle aşağılamaya ve halkın gözünde küçük düşürmeye çalıştığı, böylece davacının kişilik haklarına açıkça saldırarak Borçlar Kanunu’nun 49. maddesine aykırı davranıldığını ileri sürerek manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

Davalı vekili cevabında kısaca; davalı ...’ın ... ile sundukları “Ankara Rüzgarı” adlı programda, davacı ... ...’ın, İsrail Cumhurbaşkanı ...’i hedef alarak ”Diplomatik davranmasam başka bir şey yapardım” şeklindeki demeci ile ilgili yaptığı yorumlarda, davacıya karşı herhangi bir hakaret veya tahkir ve tezyif edici beyanda bulunmadığını, “ulan ve kepazelik” kelimelerinin davacıyı nitelemek için kullanılmadığını, “ulan” kelimesinin “ey, a, a…, vay, vay” anlamında kullanıldığını, yapılan eleştirilerin davacının Davos’ta yarattığı olay ve sonrasında verdiği beyanlara ilişkin olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk derece mahkemesince; TV programındaki konuşmaların eleştiri ve yorum niteliğinde olduğu, davacının işgal ettiği makam itibariyle ağır da olsa eleştirilere katlanmak zorunda olması gerektiği, davacıyı kasten aşağılama ve küçük düşürme amacıyla yapılmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, Dairemiz sayın çoğunluğunca yerel mahkeme kararı hukuka uygun bulunarak onanmıştır.

Bilindiği üzere; basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, Anayasa’nın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanunu’nun 24 ve 25. maddelerinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması yasal ve hukuki bir zorunluluktur.Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi ile de şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişinin hakları hükme bağlanmıştır.

Somut olayımızda; ...

Televizyonunun 08.02.2009 tarihinde yayımlanan davalı ... ile dava dışı ... arasında diyalog şeklinde geçen “Ankara Rüzgarı” isimli programda, kamuoyunun yakından izlediği Davos zirvesinde Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı davacı ... ... ile İsrail Cumhurbaşkanı ... arasında meydana gelen olay ile sonrasında davacının demecinin konu edildiği konuşmalar esnasında, davalının “Bir başbakan diplomatik davranmasam ben ona başka bir şey yapardım diyor orda ya.Ulan sen kimsin, ne yapacaksın orada, dövecek misin adamı,

86 yaşındaki adamı orada dövecek misin ? sonra kim alkışlayacak seni ? ya ... bak ya” şeklinde ifadeler kullandığı hususunda çekişme yoktur.Uyuşmazlık davalının konuşmasında geçen “ulan” ve “kepazelik” kelimelerinin davacının kişilik hakkına saldırı teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır.Öncelikle bu sözlerin kelime anlamına bakmak icap etmektedir.”Ulan” kelimesi çok kaba biçimde öfke ile nefreti belirten ve anlatan bir sözdür.Yargıtay 2.Ceza Dairesi.

16.11.2005 gün, 2004/9137 Esas ve 2005/25385 Karar sayılı ilamında, “gel ulan buraya” diyen sanığın sövme suçunu işlediğini kabul etmiştir.”kepazelik” kelimesi de niteliksiz, değersiz, utanmaz, rezil ve gülünç manalarında kullanılmaktadır.Hadise bu çerçevede değerlendirildiğinde, kullanılan kelimeler davacının kişilik hakkına saldırı teşkil ettiği duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıktır.Hakaret ve sövme suçunu meydana getiren bu kelimeleri ağır eleştiri olarak kabul etmek;

hukuka, hak ve nesafete uymamakta, siyasetçilerin, başbakanların, bakanların hakaret ve sövmeye katlanmak zorunda olduğu gerekçesini ileri sürmek Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının “Temel haklar ve Ödevler” başlıklı ikinci kısmının “Genel Hükümler” başlıklı birinci bölümünün 12. maddesine aykırı olup, insan haklarını ihlal etmekte, toplumdaki çekişme ve kavgayı özendirmekte, sevgi, saygı ve nezaket kurallarını ortadan kaldırmaktadır.Yargı bu gibi söz ve

davranışları koruyamaz.Aksi halde bunların sonucunda toplumda meydana gelen huzursuzluk ve olaylardan yakınamaz.Eleştirilerin uygun üslup ve cümleler ile daha etkili bir biçimde yapılması mümkün iken, reyting getirmeyi güden bu yolun seçilmesi kamuoyunda tartışmalara ve gerginliğe yol açmaktadır.Kanaatimizce, eleştirinin dile getirilişinde özle biçim arasında denge bozulmuş, zorunlu olmayan, amacı aşan ve toplumumuzun genelince kabul edilemeyecek şekilde aşırıya kaçan hakaret ve sövme suçunu oluşturan sözcükler kullanılmıştır.Bu durumda, hakkın sınırları aşılmış ve hukuka uygunluk sebebi ortadan kalkmış, Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde öngörülen tazminat koşulları gerçekleşmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, mahkemece uygun görülecek bir manevi tazminata hükmedilmesi için yerel mahkeme kararının bozulması görüşünde olduğumuzdan, davanın reddine dair kararın onanması yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz. 05/05/2010

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/10738, K. 2010/5416, 5 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. (M) (M)
  4. Harç
  5. Karşı Oy Yazısı
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/10738
Karar No
2010/5416
Tarih
5 Mayıs 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2009/10739 K.2010/5905
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2009/10742 K.2010/6263
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2009/10746 K.2010/5932
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/10747 K.2010/6020
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2009/10748 K.2010/5770
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2009/10749 K.2010/5771

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.