KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/11083 E., 2010/5809 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 01/12/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava trafik kazası nedeniyle yaralanma ve araç hasarından dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacı, trafik kazası nedeniyle uğradığı zararın davalılardan ortaklaşa ve dayanışmalı olarak (müştereken ve müteselsilen) alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, belirlenen tazminatın davalılardan alınmasına karar verilmiştir.
Dava konusu eylem, trafik kazasından kaynaklanan haksız bir eylemdir. Borçlar Yasası'nın 50 ve 51. maddeleri gereğince, haksız eylemin ve bunun sonucunda doğan zararın birden fazla kişi tarafından gerçekleştirilmesi durumunda zarar gören, eyleme katılanların tamamının dayanışmalı olarak sorumlu tutulmalarını isteyebilir. Davacı uğradığı zarardan davalıların dayanışmalı olarak sorumlu tutulmalarını istediğine göre istem gibi karar verilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yasal düzenleme ve davacının istemi gözetilmeden kabul edilen tazminatın "davalıdan" alınmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/11083, K. 2010/5809, 12 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama